Sfenks

Farklı Kültürler - Aborjinler

- Pzr Eyl 09, 2007 12:32 am
İleti konusu: Aborjinler
Aborjinler ve Torres Strait Island Yerlileri
Avustralya'ya yerleşen ilk insanlar yaklaşık 60.000 yıl önce Asya'dan göç etmişlerdir. Bu insanlar, Avustralya'da 200 değişik dil kullanan pek çok farklı kabile oluşturmuşlardır. Sonraki göçmenler bu yerleşimcileri Aborjin olarak adlandırmışlardır. Aborjinler, farklı mevsimlerde değişik yiyecek kaynaklarından yararlanmak için bir yerden diğerine göç eden göçebe avcılar ve toplayıcılardır. Torres Strait Island yerlileri ise hemen hemen 10.000 yıl önce ana karanın kuzeyinden gelerek buradaki adalara yerleşmişlerdir. Kültürleri Aborjinlerden farklıdır. Çünkü bunlar Malezya'dan gelmiş yerleşik bir kültürdür. Kanolarla denize açılarak komşu adalarla balık ve tarım ürünleri ticareti yaparlar.

Aborjinler güçlü aile bağlarına sahiptir. Çoğu, atalarını bir çok kuşak öncesine kadar takip edebilir. Bizim üçüncü ya da dördüncü kuşaktan kuzen diyebileceğimiz kimselere karşı bile sorumluluk hissederler. Aralarından biri zor zamanlar geçirdiğinde bütün akrabalar etrafına toplanıp ona destek olur. Bu türlü bir yakınlık Abojinler arasında hala mevcuttur.

Avustralya'nın yerli insanlarına dair uluslararası yaklaşım genellikle uzak ve göçmen gruplar üzerinde yoğunlaşır. Dolayısıyla Aborjinlerin ve Torres Strait Island yerlilerinin modern hayat tarzları gözardı edilerek Avustralya yerlileri denince göz önüne önyargılarla şekillenmiş, modern yaşam tarzından uzak topluluklar gelmektedir.

Aslında yerliler Avustralya'nın bütün eyalet ve bölgelerinde, kırsal kesimde olduğu gibi yüksek derecede şehirleşmiş ortamlarda da yaşamakta, akademi, edebiyat, spor, sanat ve iş alanlarını da kapsayan pek çok alanda kariyer sahibi olmaktadırlar. Bu insanlar, kırsal bölgelerde ve maden alanlarında yaşayan yerli grupların gelişmenin her çeşidine karşı oldukları yönündeki yanlış düşünceye karşı da mücadele etmektedirler. Bölgesel ve toplumsal anlaşmalar kapsamında pek çok grup kendi topraklarında yer alan maden endüstrisi ve diğer endüstri kollarında kârın bir bölümünün kendi toplumlarına döneceği garantisi altında çalışmaktadır.

Aborjin nüfusu üzüntü verici bir şekilde azaltılmıştır. Sadece ilk Avrupalı göçmenlerin Avustralya'ya gelmesinden sonra 600,000 Aborjin'in yok edildiği tahmin edilmektedir. Tıpkı Kuzey Amerika'da Kızılderililer'in başına geldiği üzere beyaz adamla beraber gelen hastalıklara karşı bağışıklıkları olmayan Aborjinler için bu hastalıklar, 14. yüzyılda vebanın Avrupa'da yaptığı korkunç yıkıma eşdeğer sonuçlar yaratmışlardır. İlk beyazlar geldikten sonra görülen çiçek salgını büyük sayılarda Aborjin'in kırılmasına yol açmıştır (Debra Adelaide'nin Yılan Tozu "Serpent Dust" adlı romanında bu konu duygulu ve derinlemesine bir şekilde işlenmiştir). Aborjinler Kuzey Amerika Yerlilerinden çok daha barışçı insanlar olmalarına rağmen göçmenler tarafından problem olarak kabul edilip toplu olarak katledilmişlerdir. Modern politikacılar yavaş ve övgüye değer bir şekilde geçmişin hatalarını kabul etmeye başlamışlardır. Örneğin eski Başbakan Bob Hawke Aborjinlere uygulananların "uzun ve trajik bir haksızlık ve baskı "olduğunu itiraf etmiş, 1998 'de de ulusal bir Özür Günü gerçekleştirilmiştir.

Aborjin Halkı büyük manevi kayıplar yaşamış bu arada kendi benliğine olan güvenini de büyük ölçüde kaybetmiştir. Aborjinlerin dini inanışlarına göre Hayal Zaman denilen bir dönemde ruhlar toprağın üzerinde dolaşıp tüm hareketli hareketsiz varlıkları, ağaçları, taşları, nehirleri ve insanları yaratmışlardır. Bazı yorumlamalara göre toprak ve barındırdığı her varlık bütünüyle kutsaldır. Çitleri, demiryolları ve hayvanlarıyla beraber gelen beyaz adam da bu kozmosun bir parçası olduğundan yerlilerin ona karşı bir müdahale hakları olamaz. ( Bruce Chatwin'in "Songlines" adlı eseri Aborjin dini inanışları ve açılımları ile ilgili derinlemesine ve tarafsız bir okuma için önemli bir kitaptır.)
- Pzr Eyl 09, 2007 12:47 am
İleti konusu:
Gerçekten de çok yazık.. Barbar batının doğurduğu sonuçlardan sadece biri. Araştırdığın vakit az bilgiyle karşılaşırsın. Ama güzel bir kitap var. Okumanızı öneririm. Bir Çift Yürek
- Pzr Eyl 09, 2007 12:56 am
İleti konusu:
Birkaç örnekte benden;

Kathie Walker gibi Aborjin yazarlar vardır. Batı Avustralyalı yazar Sally Morgan kendi otobiyografisinde, yarı Aborjin olduğunu anlatır ve bu konuyu irdeler. "Benim Yerim" (My Place) adlı bu otobiyografide Aborjinlerin bir kaç on yıl öncesine dek katlandıkları barbarca uygulamalar, çocukların ailelerinden alınıp medenileşmeleri için beyaz ailelerle yaşamak zorunda bırakılmaları gibi anlatılmaktadır.
- Pzr Eyl 09, 2007 1:03 am
İleti konusu:
İlginç bir haber:

İnanılması zor, ama gerçek: Avustralya yerlileri arasında İslam yayılıyor.
Melbourne Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, Müslümanlığı seçen Aborjinlerin giderek arttığını ortaya koyuyor.

Nedenini ise şöyle açıklıyor:

''Hıristiyanlık burada işgalcilerle özdeş. İslam ise, Batılılaştırma ve asimilasyona direnişin simgesi haline geldi.''

İslam, yükselen suç oranlarıyla cezaevine düşen Aborjinlerle orada buluşuyor ve ''ruhani ortak paydalar''ın da yardımıyla onları safına katıyor.


Beyaz adam

Neden çokkültürlülüğü başaran Avustralya, adanın yerli halkıyla barışamadı?

Bunun derin nedenleri var: Bir defa göçmenler, kıtada büyük bir acı üzerinde oturuyorlar.

''Beyaz adam'' Avustralya'ya 18. yüzyılda geldi, 300 bin yerlinin topraklarını, çocuklarını elinden aldı. Talan etti, katliam yaptı, 250 farklı dili, kültürlerini, köylerini yok etti. Bu asimilasyon politikası 20. yüzyıla kadar sürdü. Yerlilere -kendi topraklarında- yurttaşlık, oy kullanma, pasaport alma hakkı ancak 1968'de referandumla verildi.

1970'lerde karar sürecine katıldılar. Çalgıları, müzikleri, silahları, resimleri birer turistik esere dönüştürüldü. Örgütlenen Aborjinler önemli haklar kazandılar. Beyaz Adam'ın adaya bayrağını diktiği 26 Ocak'ı ''Yas Günü'' ilan ettiler. Ve nihayet göçmenler 1998'de adanın yerli halkından özür diledi.

Ancak devlet dilemedi. Peşinden toprak ve tazminat talebi gelmesinden korktu. Özür yerine sosyal politikaları devreye soktu. Lakin sorunlar giderilemedi. Haftalık 200 dolarlık işsizlik yardımıyla geçinmeye çalışan Aborjinler, daha az çalışıp daha çok içmeye ve daha çok suç işlemeye başladı. Karakolda ölüm haberleri arttı.

Entegrasyon politikası başarıya ulaşmayınca liberal hükümet yeni bir politikayı uygulamaya koydu. Aborjin örgütlerine para aktarıp onları kendi başına bırakmak yerine, yönetime ortak edip sorumluluk verme yoluna gitti. Bu, daha disipliner ve tepeden inmeci bir yöntemdi. Ve tepkiyle karşılandı.

Avustralya'ya gidince Aborjinlerin temsilcileriyle görüşmek istedim. Sidney'in kuzeyindeki Tamworth'a gittik. 45 bin nüfuslu bu kent Country müzik festivaliyle ünlü... Country, Aborjinlerin isyanının müziği... Bir dönem, yasaklı olan dillerini kullanabildikleri tek mecra... Lakin Tamworth'ta, yüzü boyalı yerliler yok. Tersine, burası bir örnek şehir. ''Beyaz Adam''la, yerlilerin birlikte yönetme deneyiminin laboratuvarı... Aborjinler kent yönetiminde etkin...

Bizim için düzenlenen karşılama töreninde resmi açılışın ardından Aborjinlerin temsilcisi Simon Taylor, ''Yama'' diye yerli dilde ''Hoş geldin'' dedi.

Simon, büyük kabilelerden birine mensup. Çoğu yerliye kısmet olmayan bir ayrıcalıkla üniversite okuyabilmiş. Bir ''Avrupalı'' (yani beyaz) kızla evlenmiş. Ve kentine dönüp yönetimde görev almış. Bize Tamworth'taki, kent komitelerini, yerel dili de öğreten okulu, hastaneyi, atık dönüştürme imalathanesini, dikiş atölyesini gezdirdi.

Ancak ''beyaz adam''la ortaklığı, ''işbirlikçi''likle suçlanmasına yol açmış. Diğer yerliler ona ''Kokonat Simon'' diyorlarmış. ''Dışı (derisi) siyah, içi (ruhu) beyaz'' olduğu için...


Hiphop tercihi

Kentteki Walhollow okulunda 25 çocuk var. Beyazlarla siyahlar bir arada eğitim görüyor. Okulda eğitim dili İngilizce ama yerli Lingo dili de öğretiliyor.

Lakin öğretmen bile bilmiyor dili... ''Beyaz adam'', yerlileri çocuk yaşta ailelerinden kopararak ''kayıp kuşaklar'' yaratmış ve dili öldürmüş.

Öğretmen de Lingo'yu şarkılarla öğretmeye çalışıyor. Lakin çocuklar, yerli müzik yerine hiphopu tercih ediyor.

Globalizm, yerkürenin en ücra köşelerini de teslim alıyor.

Tamworth'tan ayrılırken Aborjinlere, Türkiye'de birkaç yıl önce Avustralya yerlilerine katılmak üzere evden kaçan Onur'u anlattım:

''İyi ki gelmemiş'' dediler.

Can Dündar
- Pzr Eyl 09, 2007 1:06 am
İleti konusu:
KİTABIN ADI : BİR ÇİFT YÜREK
KİTABIN YAZARI : MARLO MORGAN
YAYINEVİ : DHARMA YAYINLARI
BASIM YILI : AĞUSTOS 2000 / 7 NCİ BASKI
SAYFA SAYISI :224
KİTABIN KONUSU:
Amerikalı bir kadının Avusturalya ‘da yaşadığı ruhsal bir yolculuğun öyküsü.

1. ESERİN ÖZETİ:

Amerikalı bir kadın olan Marlo MORGAN’ın Avustralya’ya gitmesiyle başlayan öykü , O’nun Aborjinler arasına kabul edilmesi ve onlarla bereber dört ay süren bir yolculuğu çıkmasıyla başlar.Bu yolculukta Marlo Aborjinlerle beraber Avustralya kıtasını bir baştan bir başa geçip ruhsal bilgeliğe ulaşmaya çalışır.Bu süre içerisinde Yazar ;çölün çorak coğrafyasındaki bitkiler ve hayvanlarla uyum içinde yaşamayı öğrenir.Olağandışı insanlarla birlikte yaptığı yolculukta Morgan ,bu insanların 50000 yıllık kültürlerinin felsefesi ve bilgeliğiyle tanışır.Yolculuk bittiğinde anlar ki ;bu insanlar dünyayı terk etmekte olan gerçek insalar onu mesajlarını dünyaya iletmesi için seçmişlerdir.Aborjinler tarafında ‘Bir Çift Yürek ‘ olarak adlandırılan yazar Amerika’ya döndükten sonra bu kitabı yazar ve görevini yerine getirir.Bu yolculuk yazarın yaşam felesefesini değiştirmiştir.

2. ANAFİKRİ:
Doğayla uyum içinde yaşamanın önemi ve içsel bilgeliğimize inanç duymayı öğreten ve bizi iç dünyamız ve doğayla başbaşa kalmamız gerekir.
3. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRMESİ:
Marlo MORGAN:Avustralya’ya gidip Aborjinlerle yolculuğa çıkar.Gelişen olaylar neticesinde yaşantısı değişir.
Yaşlı Kişi Soylu Kara Kuğu:Yazara ‘Bir sınavın üstesinden gelmenin tek yolu,onunla yüzyüze gelebilmektir.Bu kaçınılmazdır.’ Sözünü söylemiş ve fikirleriyle Marlo’yu etkilemiştir.
4. KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Kitabı her sayfasında öğrenilecek çok şey var.Bize hayatta değer vereceğimiz nitelikleri iyi seçmemizi öğütlüyor.

5. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:
Marlo MORGAN emekli bir sağlık uzmanıdır.Lee’ s Summit, Missouri’de yaşamaktadır.İlk kitabı olan ‘Bir Çift Yürek ’ Amerika’da otuz bir hafta boyunca New York Times Bestseller listesinde zirvede kalmış, yirmi dört dile çevrilmiştir.
- Sal Eyl 18, 2007 8:23 pm
İleti konusu:
Bir zamanlar okumuştum kitabı.. Güzel kitap. Yine bir zamanların çok satanlarından.
- Pts Eyl 24, 2007 11:25 pm
İleti konusu:
Yazık.... Aslında araştırma yapıldığında Aborjinlerin ne gibi eziyetler çektiği ortaya çıkıyor. Çok yazık.
- Per Kas 01, 2007 9:37 am
İleti konusu:
Gerçekten okuduğum en güzel kitaplar arasında bir yeri vardır. Bir ÇİFT YÜREK
- Cmt Kas 17, 2007 8:33 am
İleti konusu:
''Bir Çift Yürek''sayesinde Aborjinleri sevdim.
Bi an için onlarla birlikte yaşamayı bile düşledim.
- Pzr Kas 18, 2007 8:15 pm
İleti konusu:
Aborjinler Avustralya kıtasına ait hisseden geleneksel kültüre sahip insanlar. Eskiden beri süregelen öğretilerini beyaz adama karşı yılmadan savunan onurlu halk kitlesi. Katkıda bulunan ve hatırlatan arkadaşlarımı kutluyorum.
- Pts Tem 28, 2008 12:11 am
İleti konusu: Re:
Tşk
Saatler GMT +2 zaman dilimine göredir
Powered by phpBB 2.0 .0.23 © 2001 phpBB Group