Bayram Şekeri: Sam Brown - Stop (Vi...  91 Sanatçı - Gündüz Gece (Video)  Bülent Parlak - Yugoslav  H.P.Lovecraft - Yabancı  Kumarbaz Argümanı ve Eleştirisi  Bizim Referandum!  Mavi Gözlü Dev  Sezen Aksu - Tükeneceğiz (Video)  Amin Maalouf - Afrikalı Leo  Judith Butler - Toplumsal Cinayet D... 
 
 Mayalar ve Sonları

Yüzyilin basindan beri bilim adamlari Mayalar'in kim olduklarini, nasil yasadiklarini, ve uygarliklarinin bir anda neden yok oldugunu arastiriyorlar. Bu garip uygarlik MS 300'lerde dünyanin en gelismis uygarligiydi ama dünyanin günesin çevresinde 365 günde döndügünü bile bilen Mayalar tarihin en kanli kasaplariydilar ve yemeklerini dahi yarim birakarak birden yok oldular. Mayalar'in bilimi ve kültürü vardi, onlara bu bilgiyi kim ögretmisti?.

Isik ve sihir

Her yil ilkbahar ve sonbaharda, turistler, El Kastide Chicken Itza'nin etrafinda toplanip, günes Isiginin yavas yavas piramidin merdivenlerinden yükselip muhtesem iki iblis basinin taban oymasini izliyorlar. Bu piramit, yaradilis ve dönüsümün kudretli tanrisina, Kukulcan'a ithaf edilmistir. Piramitte 4 merdiven ve her merdivende 91 basamak bulunur. En tepedeki platformla birlikte bu basamaklar 365 adettir. Bu günese göre hesaplanan yila esittir ve Mayalar'in astronomide ileri olduklarini gösterir. ?blislerin baslari, dinsel ayinlerde kurban edilmis insan kemiklerinin ve onlarin altin mücevherlerin bulundugu dogal bir kuyuyu isaret etmektedir.

(Devamı... | 18209 bytes more | Yorumlar? | Yazıcı Dostu PDF Format | Maya Uygarlığı | Skor: 0)
 
 Aztekler’de yaşam çevrimi

“Her bireyin kaderinin kesinlikle doğum tarihiyle belirlenmiş olduğu kabul edilirdi ve doğum tarihine karar verenler de iki yüce tanrı, Ometecuhtli ve Omeciuatl’dı (ikilik Tanrı ve Tanrıçası). Böylece, 2-tochtli burcunda doğan bir erkeğin kaderi sarhoşluktu, 7-xochitl burcunda doğan bir kadın ise çevresine sevgi ve iyilik dağıtırdı, 4-itzcuintli burcu şan, şöhret ve zenginlik belirtisiydi.

Bununla birlikte, bebeğe ad olarak daha uygun bir gün seçerek önceden belirlenmiş kötü bir yaşamın düzeltilmesi mümkündü. İlke olarak çocuğa ad koymak için doğumdan sonra dört günden fazla beklenmemesi gerekiyordu. Kahin din adamı kitaplarına bakar ve tarihi belirlerdi; sözgelimi, çocuk 9 rakamıyla (kötü9 ilgili bir burçta dünyaya gelmişse, 12 ve 13 rakamları yararlı olduğundan, adı üç ya da dört gün sonra konurdu. Doğumu yaptıran ebe bebeğin ritüel yıkama işlemini gerçekleştirir, dudaklarına, başına, göğsüne ve sonunda bütün bedenine su atardı. Su tanrıçasına dua eder, daha sonra çocuğu güneş ve toprakla tanıştırırdı. Bu tören ana babanın ve aile dostlarının huzurunda gerçekleştirilirdi. Erkek çocuk söz konusu olduğunda, bir kalkan, bir yay ve dört ok yaptırılır, bunlar geleceğin savaşçısını koruması için tanrılara sunulurdu. Çocuk kız olduğunda, iğ iplikler, mekik, küçük bir sandık hazırlanır ve kişileştirilmiş beşik Yoalticitl’e, ‘gece üfürükçüsü’ne dua edilirdi. Tören bir yemekle son bulurdu ve yemeğin sonunda yaşlı erkekler ve kadınlar bol bol octli içerdi.

(Devamı... | 12237 bytes more | Yorumlar? | Yazıcı Dostu PDF Format | Aztekler | Skor: 0)
 
 Atlantis Gerçeği

Atlantis konusunu ayrıntıları ile incelemeye devam ediyoruz. Atlantis efsanesinin bir hayal ürünü olduğunu savunanlar onun tek dayanağının Platon olduğunu iddia ediyorlar. Platon'un yetiştirdiği Aristoteles ise, bu öykünün masal olduğunu inanlar arasındandı. Oysa, bu öyküye inanan Platon'un başka talebeleri de olmuştur. Mesela, Platon'dan 33 sene sonra ölen Crantor, Sais'teki Mısır rahiplerinin bazı Greklere Atlantis tarihini üzerinde yazan iki demir sütunu gösterdiklerini yazmıştı. Akademi öğrencileri arasında asi olarak tanınan Aristoteles, bilime büyük katkılarda bulunduğu halde, bazı yanlışları yüzyıllardır bilimi geri tutmuştur.

Aristoteles göktaşları inkar ederdi, ona göre gök yüzü mükemmeldir ve taşlar toprak elementin hakim olduğu yerküreye aittir. Ayrıca, Pythagoras'un öğrettiği güneş merkezi (heliocentric) sistemi yerine dünya merkezi (geocentric) sistemini öğretmekle kilisenin Galeleo'ya karşı suçlanmalarına malzeme olmuştu.
Plutarkhos'a göre Sais şehrinde Solon'a ders veren rahibin adı Sonchis idi. İskenderiyeli Clemens'e göre bu aynı zamanda Pythagoras'a ders veren Mısırlı rahibin adıymış, bunların aynı kişi olmaları arada geçen süre açısından pek mümkün olmayabilir. Proclus'a göre Solon Sais şehrinde rahip Pateneit, Heliopolis şehrinde rahip Ochlapi ve Sebennytus şehrinde rahip Ethimon tarafından ders almıştı.



Platon'un hem Kritias, hem de Solon'la akrabalığı vardı. Ayrıca, kendisi de Mısır'ı ziyaret ederek birkaç yıl kalmış ve inisiye olmuştu. Onun için, bazı Atlantologlar onun Atlantis konusunu yazmadan önce, bu konuda bilgileri topladığı fikrindeler. Ancak, Platon'un açıkladığı öykü, benzer öykülerle ilginç bağlantıları vardır. Greklerin ve hatta Avrupa'nın en eski edebiyatı Homeros'un İlyada'sı ve Odysseia'sı, ve Hesiodos'un Theogonia'sıdır. Homeros Atlantis'in adını aldığı, ve Platon'a göre onun ilk krallarından olan Atlas hakkında şunları söylüyordu, "Denizlerin göbeğinde bir adada, bol ağaçlı bir adada, bir tanrıça bulunmakta, kötü yürekli büyücü Atlas'ın kızı. Bütün denizlerin diplerini gören Atlas, yeri ve göğü birbirinden ayıran sütunları omzunda taşır" (30). Atlas konusunda (Homeros'ta tek söz edilen yer) bu kısa satırlarda onun deniz dipleri iyi bildiğini yazıyor. Bu onun yurdunun, deniz dipleri boyladığı anlamına gelen kadim bir hatıra olabilir mi? Kızı Calypso'un (Karaib adalarının Kalipso müziği adını ona borçludur) hüküm sürdüğü Ogygia adası Atlantis arda kalan bir ada olduğu düşünmek de mümkün. Grekçe'de Atlantis, "Atlan'ın kızları" anlamına gelir. Atlas'ın kızlarından biri Maya'dı. Atlantalog Stacy-Judd'a göre bu Meksiko-Yucatan'daki Mayaların Atlantis bağının bir göstergesidir. Plutarchus'a göre Ogygia adası İngiltere kıyılarından beş günlük bir deniz seferi mesafesinde idi...

(Devamı... | 9108 bytes more | 1 Yorum | Yazıcı Dostu PDF Format | Atlantis | Skor: 0)
 
 Atlantis in Bilimsel Kanıtları

11,000 sene önce büyük bir uygarlık var mıydı? Bu uygarlık hemen hemen hiç iz bırakmadan yok oldu mu? Böyle bir olay şüphesiz insan belleğinde derin bir iz bırakırdı. Felaketten kurtulanlar çocuklarına o korkunç günleri anımsatırdı, onlarda aynı şekilde çocuklarına anlatırlardı.

Atlantis öyküsünün kalıntılarını dünyanın her tarafında görmekteyiz. Kimi yerlerde Avalon, Asgard, Aztlan, Aden gibi kayıp ülkeler öykülerde, efsanelerde yer alır, kimi yerlerde doğrudan doğruya tufan anlatılır. Ancak efsaneler kendi başlarına yeterli değildir. Bunları destekleyecek bilimsel kanıtlar da gereklidir. Gerçi bu yazıyı yaklaşık on yıl önce yazdık ve bu arada bu yazıda bulunmayan çok ilginç yeni kanıtlar ortaya çıkmıştır. Vakit bulursak ileride bunları da ilave ederek revizyona tabi tutarız. 

(Devamı... | 30810 bytes more | 1 Yorum | Yazıcı Dostu PDF Format | Atlantis | Skor: 0)
 
 Aztekler’de Teknik ve Bilgiler

Toltekler’in mimarlığından çıkmış olan mimarlıkları geometri ve hesap düzeninde çok yaygın bilgiler gerektiren bir ustalığa tanıklık eder. Büyük olasılıkla, bu bilgiler soyut bir biçimde sergilenmemişti ama bunlar olmadan Mexico’nun merkezindeki dinsel ve din dışı anıtların birinin bile dikilmesi mümkün olmazdı. Su kanalları ve bentler için de geçerlidir aynı şey.

Bakır, bronz, altın ve gümüş metalürjisi Meksika’ya daha geç bir dönemde, ikinci bin yılın başında girmişti. Bu metalürji iç kesimlerdeki yaylalara kadar ulaşmış, Pasifik kıyılarından ve bu okyanus boyunca uzanan dağlardan başlayarak yayılmıştır, öte yandan, bu tekniklerin Peru’dan ithal edilmiş olduklarını söylemek de mümkündür. Her durumda, Aztekler altın eritme ve kaybolan mumu, altın ve bakır alaşımlarının renklendirilmesi, altın ve gümüş kaynakları gibi yöntemleri kullanmayı biliyordu.

Kuyumculuklarının mükemmelliği bu alandaki baş yapıtları tanımış olan ilk Avrupalıları hayran bırakmıştır. Bu bağlamda, özellikle, 1520’de, Anvers’te, Moktezuma’nın Cortés’e verdiği ve onun da Şarlken’e gönderdiği hediyeleri gören Albrecht Dürer’den söz edilebilir.

(Devamı... | 8384 bytes more | Yorumlar? | Yazıcı Dostu PDF Format | Aztekler | Skor: 0)
 
 Nuh ve Nuhoğulları

Genelde, insan tarihinin 10,000 sene önce biten son buzul çağın gerilemesiyle başladığı inanılır, tabii burada taş devrinden başlayan yükselişten söz ediyoruz. Atlantis'in olması gerektiği çağda dünyanın büyük kısmı buzlarla örtülü olmalıydı. Bu buzlar hemen hemen Kanada'nın ve Kuzey Avrupa'nın çoğunu kapladığı gibi Güney Amerika'nın bazı kısımlarını örtüyordu. Demek oluyor ki, dünyanın etrafında ince bir kuşak uygarlığı barındıracak durumdaydı. Aslında dünyanın şimdiki durumu bundan iyi olmakla beraber yine de, onun yuvarlak oluşu ideal iklim açısından güneşi bazı yerleri fazla, bazı yerleri az ısıtmaya ve aydınlatmaya yol açıyor. Ancak, buzul çağı ile ilgili bilmediğimiz birçok şey vardır. Buzul çağların neden olduklarını bilim adamları saptayamamıştır. Bir takın hipotezler ortaya atılmıştır. Güneşte periyodik olarak ısı gücün azaldığı veya güneş sistemi zaman zaman soğuk alanlara girdiği ortaya atılmıştır. Ayrıca son buzul çağında tropik iklimlerin bitki ve hayvan çeşitlerinin bulunması iklim kuşaklarının yer değiştirdiği tezini güçlendiriyor.

(Devamı... | 31307 bytes more | Yorumlar? | Yazıcı Dostu PDF Format | Atlantis | Skor: 0)
 
 Aztekler’de Mutfak ve Giysiler

“Meksika’nın tüm çiftçi yerlileri gibi, yerleşik yaşama geçen Aztekler’in de temel gıda maddesi mısırdı (galeta, haşlama, küçük ekmek, tamalli). Huauhtli (horozibiği) ve chian (adaçayı) haşlanarak tüketilirdi. Ayrıca, Mexico ve lagün çevresinde çok fazla balık, kabuklu hayvan, kurbağagil ve hatta su böceği yenirdi.

Balıklar ve deniz kabukluları iç kesimdeki yaylalara kadar ulaşıyordu ve tabii ki varlıklı insanların tükettikleri yiyeceklerdi bunlar. Meksikalılar et olarak evcil hayvanların etlerini yiyebiliyordu: Hindi, kaz, tavşan, özellikle yemek için yetiştirilen tüysüz köpek, kuş, yaban domuzu, yabani tavşan, karaca. Halk bu yiyeceklere çok ender ulaşabiliyordu. Bu sınıflandırmaya köylerde toplanan ve Aztekler’de çok çeşitli olan yabani bitkileri (quiiltl) eklemek gerekir. İçecek olarak sadece ileri gelenler ve tüccarlar, tropikal bölgelerden gelen egzotik bir madde olan kakao içerdi; kakao genellikle yemeklerden sonra içilirdi. Agave özsuyundan yapılan mayalı bir içki olan octli* (bugün pulque) ancak bazı ritüeller vesilesiyle ve yaşlı erkek ve kadınların tükettiği bir içkiydi; sarhoşluk kesinlikle yasaktı.

(Devamı... | 8596 bytes more | Yorumlar? | Yazıcı Dostu PDF Format | Aztekler | Skor: 0)
 
 Aztekler’de gündelik yaşam

“Çok büyük olasılıkla, 12 yüzyılın ‘Barbar Aztekleri’ (Azteca chichimeca), göç olgusu başladığında tarımla uğraşmıyorlardı. Avcılık, balıkçılık (söylentiye göre Aztlán bir gölün ortasındaki zadaydı) toplayıcılıkla sağlıyorlardı geçimlerini büyük ölçüde. Öteki ‘barbarlar’ gibi Meksikalılar da iç kesimlerdeki ovalarda yerleşik halklarla ilişki kurduklarında, İ.Ö. dördüncü bin yıldan bu yana hemen hemen hiç değişmemiş temel teknikleriyle birlikte geleneksel yaşam biçimini benimsemişlerdir; mısır, fasulye, yağlı bitkiler (horoz ibiği, adaçayı) su kabağı, domates ve biber; örmecilik ve seramik. Hangi etniye ait olurlarsa olsunlar, tüm yerli kırsal yaşamının temelini oluşturan bu tekniklerin esası günümüze kadar gelmiştir. Lagün adacıklarına yerleşen Aztekler’in tarım yapabilecekleri toprakları sınırlıydı. Önceleri yaşam biçimleri atlaca chichimeca, ‘barbar su halkları’ ya da ‘göl yabanılları’ denen kıyı kabilelerinin yaşamı gibiydi: balıklar, kabuklular ve göl yumuşakçaları, su kuşları beslenmelerinde önemli bir yer tutmuştur. Özel Tláhuac ve Churubusco ‘göl yabanılları’ tanrılarını benimsemiş olmaları ve hatta Mexico tapınaklarında ‘chichimeca’ dilinde, yani Aztekler’in anlayamayacağı bir barbar lehçesiyle kaleme alınmış su kuşları avı tanrısı Amimitl gibi ilahiler söylenmiş olması çok anlamlıdır.

İmparatorluğun en parlak döneminde bu durum büyük ölçüde değişmişti. Kabile, fetihler sayesinde, vadide ve uzak bölgelerde geniş topraklardan yararlanma olanağına kavuşmuştu. Tlaloc ve mısır tanrıları kültü ritüel içinde önemli bir yere sahipti. Bununla birlikte, besin kaynaklarının büyük bölümünü balıkçılık ve avcılık oluşturuyordu. Öte yandan, Aztek nüfusunun büyük bölümü, bütünüyle ya da kısmen, tarım dışı etkinliklere yönelmişti: Askerlik, din, yönetim, ticaret, zanaatkarlık. Besin maddeleri değiş tokuşu yoluyla ya da eyaletlerden alınan vergi yoluyla sağlanıyordu. Tarlaları, sebze bahçeleri, süs bitkileri yetiştirilen bahçeleri, hindi yetiştiriciliği, koruları, ileri gelenlerin mülkleriyle geç dönem Roma İmparatorluğu ‘villaları’ türünde iktisadi birimler oluşturuyorlardı. Her türlü tarım ürünü yetiştiriliyordu, ailelerde kadınlar ya da köleler örmecilik ve dokumacılıkla ilgileniyordu.

(Devamı... | 9332 bytes more | Yorumlar? | Yazıcı Dostu PDF Format | Aztekler | Skor: 0)
 
 Aztekler’de yönetim

“Aztek kabilesi, iç bölgelerdeki yüksek yaylalara girdiğinde Toltek modeline göre yapılanmış site-devletleriyle tanıştı: her site devletin başında tlotoani (konuşan ya da yöneten) denen bir başkan vardı ve askeri aristokrasiden gelen bu başkan aynı aile içinde, hanedandan yaşam boyu seçiliyordu ve kendisine bir ya da birkaç konsey yardımcı oluyordu. Daha önce gördüğümüz gibi, Meksikalılar bu modeli uygulamaya çalıştı. İlk hükümdarlar döneminde hükümdarı seçen genel savaşçılar meclisiydi. Ama kent ve fethedilen topraklar genişledikçe seçici konsey, tersine, küçülüyordu. Auitzotl’dan başlayarak sadece yüz kadar konsey üyesi olmuştur bu konseyin. Büyük konsey üyesi 13 yüksek görevli, askerlerin ve din adamlarının temsilcileri, çeşitli bölgelerin temsilcileri. Bunlar tamamen askeri ve dinsel oligarşiye tâbiydiler.

Yüce iktidarın alametleri altın, turkuvaz karışımı taç ve mavi yeşil pelerin Acamapichtli’den 2. Moktezuma’ya kadar sürekli aynı ailede kalmıştır, ölen Tlatoani’nin kimi zaman oğluna, kimi zaman erkek kardeşine, kimi zaman da yeğenine geçmiştir. Seçici konsey, yöneticilik yeteneklerini dikkate alarak çeşitli adaylar arasından bir seçim yapabilirdi. Texcoco’da, saltanat, ilke olarak, babadan oğla geçerdi ama hükümdarların birden fazla evlilik yapmış olmaları dolayısıyla (Nezaualpilli’nin kırk karısı vardı ve ayrıca birçok kadınla birlikte olmuştu) zorluklar çıkardı ortaya. Öte yandan, İspanyol fethi sırasında, talihsiz adaylardan biri olan Ixtlilxochitl kardeşlerinden birine karşı Hernán Cortés’le ittifak yapmıştır...

(Devamı... | 5916 bytes more | Yorumlar? | Yazıcı Dostu PDF Format | Aztekler | Skor: 0)
 
 Atlantis Efsanesi

İlk Atlantis, bundan yaklaşık 30.000 yıl önce bir Venüs kolonisi olarak kurulmuş, Atlantik Okyanusu’nda verilmli ovalara ve dağlara sahip bir kıtaydı. O sıralar Venüs gezegeni de aslında bir dünya kolonisiydi ve bu gezegene yerleşenler, dünyada meydana gelen büyük çapta bir felaketten sonra oraya kaçarak kurtulanlardı.

Atlantis’in 13.500 yıl önce başlayan kademeli çöküşünü, 11.500 yıl önce meydana gelen büyük bir atom savaşı takip etmiş ve bunun sonucunda Atlantis’in Afrika’dan Karaip’lere kadar uzanan sahilleri sulara gömülmüştü. Atlantis birdenbire değil, üç aşamalı olarak yok olmuştu.

Atlantis, tasavvur edilemeyecek zenginliklere sahip bir kıtaydı. Toplumsal ve teknolojik olarak ancak bugünün önde gelen ileri ulusları ile kıyaslanabilecek bir seviyedeydi.

(Devamı... | 6734 bytes more | 1 Yorum | Yazıcı Dostu PDF Format | Atlantis | Skor: 0)

 
Sayfa Seç ile 3 Sayfalar.
      Kültürel Üyelik
      Sfenks Konular
RAHATSIZ YAZILAR
Kahve Molası
İntihar Notları
Aşk Böceği
Tüm Yazarlar »»»
      Sfenks Evraklar
      Kültür Menü
Toplam Üye: 1493
Aktif Üye: 28
Aktif Ziyaretçi: 138
Üye Adı
Şifre
          Yeni Üye KayıtYeni Üye Kayıt
          Şifremi UnuttumŞifremi Unuttum
      Sürgündeki Notlar
· Adalet AĞAOĞLU
· Adolf HİTLER
· Ahmet ALTAN
· Ahmet ARİF
· Ahmet Hakan COŞKUN
· Ahmet KAYA
· Alain BOSQUET
· Alan Durning
· Alan Lightman
· Aleksandr S. Puşkin
· Alfred de MUSSET
· Alfred de VIGNY
· Ali BAYRAMOĞLU
· Ali Erdem ÖLMEZ
· Ali Şeriati
· Alparslan TÜRKEŞ
· Anna KARAVAEVA
· Antonin ARTAUD
· Arthur RIMBAUD
· Ataol BEHRAMOĞLU
· Atatürk
· Atlantis
· Attila JÒZSEF
· Attila İLHAN
· Ayşe Büşra Erkeç
· Aziz NESİN
· Aztekler
· Aşık VEYSEL
· Baki Özgür TUĞAY
· Benno BARNARD
· Bertolt BRECHT
· Bertrand RUSSELL
· Bob Dylan
· Boris PASTERNAK
· Bülent ECEVİT
· Bülent Parlak
· Cahit Sıtkı TARANCI
· Can DÜNDAR
· Can YÜCEL
· Celil MEMMEDGULUZADE
· Cem KARACA
· Cemal SÜREYA
· Cemil MERİÇ
· Cesare PAVESE
· Charles BAUDELAIRE
· Che GUEVARA
· Chuck Palahniuk
· Constantinos KAVAFIS
· Dans
· Demet BULDU
· Deniz Gezmiş
· Dücane CÜNDİOĞLU
· Edebi Biyografi
· Edebiyat
· Edgar ALLAN POE
· Edip Cansever
· Eflatun
· Emel İrtem
· Emre KONGAR
· Erdal ÖZ
· Erzurumlu EMRAH
· Eski Mısır
· Ezra POUND
· Fakir BAYKURT
· Faruk Nafiz Çamlıbel
· Fazıl Hüsnü Dağlarca
· Federico G. Lorca
· Fethullah GÜLEN
· Franz Kafka
· Friedrich Nietzsche
· Fyodor Dostoyevski
· G.Garcia Marquez
· George Orwell
· Gerard de NERVAL
· Gez Gör Keşfet
· Goethe
· Guillaume APOLLINAIR
· Gülay GÖKTÜRK
· Gökhan Özcan
· Halit Fahri OZANSOY
· Hasan Karahan Sönmez
· Haşmet BABAOĞLU
· Hekimoğlu İSMAİL
· Hüseyin Avni GEZGİN
· Hüseyin HATEMİ
· Isaac ASIMOV
· Jacques PREVERT
· Jean-Jacques ROUSSEA
· John MASEFIELD
· John STEINBECH
· Josef STALİN
· JoseMaria de HEREDİA
· Kara Mizah
· Karakalem
· Karl MARX
· Kenan KALECİKLİ
· Kitap Tahlili
· Kizu TOYOTARA
· Konfücyüs
· Lanetli Sınıf
· Langston HUGHES
· Lenin
· Leonard Cohen
· Leslie Morgan COLLIN
· Levni
· Louis ARAGON
· Mahatma GANDHİ
· Maya Uygarlığı
· Mehmet Akif Ersoy
· Mehmet BARLAS
· Mehmet PEKKÜÇÜKŞEN
· Mehmet Şener
· Mevlana
· Mikhail ISSAKOVSKI
· Murathan MUNGAN
· Nazım HİKMET
· Necip F.KISAKÜREK
· Necmettin ERBAKAN
· Nedim
· Nevzat TARHAN
· Neyzen TEYFİK
· Nihat GENÇ
· Nikolaevich TOLSTOY
· Nostalji Türk
· Nostalji Yabancı
· Nuri PAKDİL
· Nurullah GENÇ
· Olcay BEKİROĞLU
· Omer HAYYAM
· Opera ve Bale
· Orhan KEMAL
· Orhan PAMUK
· Orhan Veli KANIK
· Oruç ARUOBA
· Ozdemir ASAF
· P.J . JOUVE
· Pablo NERUDA
· Paul ELUARD
· Paul VALERY
· Paul VERLAINE
· Philippe SOUPAULT
· Pierre de RONSARD
· Pir Sultan ABDAL
· Pınar POTUK
· Rafael A. MARTINEZ
· Rainer Maria RILKE
· Rene CHAR
· Resim ve Fotoğraf
· Reşat N. GÜNTEKİN
· Robert DESNOS
· Röportaj
· Said NURSİ
· Sait ÇAMLICA
· Salah BİRSEL
· Salvatore QUASIMODO
· Samed VURGUN
· Sanat
· Selahaddin HİLAV
· Selim İLERİ
· Seyh EDEBALİ
· Seyh Sad-i ŞİRAZİ
· Seyh ŞAMİL
· Sezai KARAKOÇ
· Sfenks
· Sfenks Haber
· Sfenks Komplo
· Sigmund FREUD
· Sinema
· SKL Hareketi
· Sokrates
· Soner YALÇIN
· Stephane MALLARME
· Sır'lı Ayna
· Tünay Süer
· T. S. ELIOT
· Tamara
· Teneke
· Ters Köşe
· Theophile GAUTIER
· Tiyatro
· Tristan TZARA
· Turgut UYAR
· Turkadin
· Uğurtan AKGÜL
· Victor Hugo
· Vladimir MAYAKOVSKI
· William SHAKESPEARE
· World Culture
· Yahya Kemal Beyatlı
· Yannis RITSOS
· Yaşar KEMAL
· Ümit Yaşar OĞUZCAN
· Yorgo SEFERIS
· İpek ONGUN
· İskender PALA
· İsmet ÖZEL
· İtalo Calvino
· Yunus EMRE
· Yusuf Ziya ORTAÇ
· Yılmaz ERDOĞAN
· Zeki MÜREN
· Ömer ÇELİK

      Sanat'a sahip ol !
© Sfenks.net 2007 her hakki saklidir. SiteMap
Sitedeki yazılar 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
Yazar ve Şairlerinden izin alınmadan, eserler, hiç bir ortamda kullanılamaz.
Yazilarin her türlü hukuki sorumlulugu yazi sahibine aittir