H.P.Lovecraft - Yabancı  Kumarbaz Argümanı ve Eleştirisi  Bizim Referandum!  Mavi Gözlü Dev  Sezen Aksu - Tükeneceğiz (Video)  Amin Maalouf - Afrikalı Leo  Judith Butler - Toplumsal Cinayet D...  İsrail kaşınmaya devam ediyor!  Gabriel G. Marquez - Beşyüz Günlük ...  Friedrich HÖLDERLİN - Ruh Huzuru 
 
 Dans: Dans Nedir? Harika bir dans örneği...(Video)

Önce "Dans nedir?" bundan bahsedelim. Sonra gelinen son noktayı seyre dalalım; "Dans" en eski sanatlardan biridir. İlk insanlar isteklerini içgüdüsel bazı ritmik hareketlerle anlatırlardı. Aslında dansın insanlığın yeryüzünde varoluşundan bile eski olduğu söylenebilir; bazı kuşlar ve hayvanlar dans ederek eşlerini çağırırlar. Adı tavuskuşunun İspanyolca'sından türetilen pavane dansı 1500-1600'lerde yaygın bir saray dansıydı.

Dansın Kökenleri

İlk insanlar önceleri kendi başlarına içgüdülerine uyarak dans ettiler. Yinelenen ritmik hareketlerin doğaüstü duygular çağrıştıran güçlü etkileri olduğunu fark ettiler. Buradan dansta büyülü bir gücün var olduğu düşüncesi doğdu. Her dans edişlerinde bu gizemli gücü yeniden yarattıkları duygusuna kapıldılar. Bundan sonra insanların çember yarım çember karşılıklı iki sıra ya da dalgalı sıra gibi değişik diziler oluşturduğu toplu danslar gelişti. Avustralya Yerlileri hâlâ doğum ergenlik ve evlilik kutlamalarında ve cenaze törenlerinde dans ederler. Bazı ilkel kabileler hayvanları taklit ederek totem dansları ya da iyi ürün alabilmek için büyü dansları yapar. Sri Lanka'da maske takarak yapılan büyü danslarının hastalıkları iyileştirdiğine inanılırdı. Bütün bu danslar ortamın yarattığı duygulara göre biçimlenir.


Uygarlıklar geliştikçe ilkel büyü danslarından dinsel törenler ve ayinler doğdu. Dansta kurallar ortaya çıktı ve dans çoktanrılı dinlerde tapınmanın önemli biçimlerinden biri oldu. Tapmaklarda rahipler zengin evlerinde ise köleler doğum evlilik cenaze ya da sarayla ilgili tüm törenlerde dans ederlerdi.

Eğence için dans etme ilk olarak Mısır'da başladı.

Sonraki yıllarda Eski Yunan'da dans daha da gelişti. Bütün dinsel törenlerin önemli bir öğesi ve ayrıca bir eğlence kaynağı olan dans aynı zamanda tiyatro oyunlarının başlıca temelini oluşturdu. Köylülerin harman döverken yaptıkları ritmik hareketlerden Yunan tiyatrosu doğdu. Yunanca'da "dans ederim" anlamına gelen "koro" sözcüğü ilk olarak sahnede dans eden söyledikleri şarkılarla oyunu açıklayan ve yorumlayan bir grup oyuncuyu tanımlamak için kullanıldı. Dansları tasarlamak ve düzenlemek anlamına gelen koreografi sözcüğü de Yunan kökenlidir.

Eski Yunanlılar askerlerin eğitiminde temel öğe olarak dansı kullandılar. Günümüze kayıtları ulaşan bu danslardan askerlere bireysel ve toplu saldırı hareketlerinin ritmik bir biçimde öğretildiği anlaşılmaktadır. Büyük Yunan filozofu Platon "İyi şarkı söylemek ve güzel dans etmek iyi eğitilmiş olmaktır" demişti. Eski Yunanistan'da devlet adamları generaller şair ve oyun yazarları gibi önemli kişiler şenliklerde ve zaferlerini kutlarken dans ederlerdi.

Romalılar ise Yunanlılar'ı taklit ederken yalnızca biçimleri aldılar. Yunan sanatının ve felsefesinin ruhunu dansa sindiremediler. Bu yüzden Romalılar'ın dinsel törenlerinde dansa yer vermelerine karşın dans bu dönemde yozlaştı.

İlk Hıristiyanlar da dansı tapınma amacıyla kullandılar. Ne var ki 7. yüzyılda Hıristiyanlar Roma döneminde saygınlığını yitiren dans biçimlerinden dolayı dansı kilise etkinliklerinden uzak tutmaya çalıştılar. Birçok ülkede bu yasaklama kararı başarılı oldu. İspanya'da ise bazı katedrallerde dans kutsal günlerde ayinlerin bir parçası olmayı sürdürdü. Sevilla Katedrali'nde Paskalya sırasında delikanlılar mihrabın önünde dans ederek Tanrı'ya olan bağlılıklarım dile getirirler. Bu kastanyet eşliğinde saygılı ve soylu bir danstır. 19. yüzyıla gelindiğinde Avrupa ve ABD' de dans hemen hemen tümüyle kilise etkinliklerinin dışına çıkarılmıştı.

Doğuda da eski zamanlardan beri dans yaygın olarak dinsel amaçlar için kullanıldı. Doğuda dansın en eski ve en gelişmiş biçimine Hindistan'da rastlanır. Bazı tapınaklarda hâlâ "Tanrının Hizmetçileri" anlamına gelen devadasi'ler bulunur. Yıllarca tanrılara hizmet etmek için eğitilen bu kadınlar yaşamlarını dinsel törenlerde şarkı söyleyerek ve dans ederek sürdürürler. Hindistan'ın 1947'de bağımsızlığını kazanmasından sonra dansın bir sanat dalı olarak yeniden canlanması sonucu kadın-erkek birçok ünlü dansçı yetişti.

Anadolu'da Dansın Gelişimi

Anadolu'da yaşayan Türkler'de dans temelde üç ayrı kültürün etkisinde kalmıştır. Bunlar eski Anadolu uygarlıkları Orta Asya kültürü (özellikle Şamanlık) ve Müslümanlık'tır.

Anadolu'da binlerce yıl önce yaşamış Hitit Eski Yunan Frig Lidya gibi eski uygarlıkların etkileri günümüzde halk danslarında yaşamaktadır. Konya'nın güneyinde Çatalhöyük' te bulunan duvar resimlerinde İÖ 6500-5650 arasında bu yörede yaşamış bir uygarlığın dansları ve dinsel törenleri görülmektedir. Resimlerdeki danslarda davulun ve tokmağın kıvrık ucunun günümüzdekilere benzerliği dikkat çekicidir. Ayrıca bu resimler Hitit Frig gibi uygarlıklardan çok daha öncekilerin katkılarını göstermesi açısından da ilginçtir.

Orta Asya kültürünün etkisi ise çok daha belirgindir. Samanlık Orta Asya ve Sibirya'da yaygın olan bir dindi. Şaman hastalıkları iyileştiren dinsel törenleri yürüten ölüleri öbür dünyaya kadar geçiren din adamıdır. Asıl önemi kişisel ve toplumsal sorunları çözerken öbür dünyaya göç ederek oradaki ruhlarla konuşmasından kaynaklanır. Ruhlarla (tanrılarla) ilişki kurabilmek için düzenlenen törenlerde şaman hem oyuncu hem dansçı hem de şarkıcı olur. Davul çalar çeşitli hayvanların taklidini yaparak ritmik hareketlerle dans eder.

Şamanın yaptığı tören dansı ile Anadolu halk oyunları arasında önemli benzerlikler bulmak olanaklıdır. Anadolu'da birçok halk oyununda gene Şamanlık'tan kaldığı düşünülen geyik kuş tilki at gibi hayvanların taklitleri yapılır. Buna iyi bir örnek Tokat yöresinden Geyik Oyunu'dur.

İslam dini ise kendinden önceki dinlerle bağlantılı olduğunu düşündüğü dansı yasaklama yoluna gitti; ama dansı tümüyle kaldıramadı.

Tasavvufun müzik ve dans anlayışından doğan sema'lar ortaya çıktı. Birçok İslam tarikatında dinsel törenlerde dansa yer verilir. Bunlardan en bilineni Mevlevi semalarıdır. Semalarda ilahiler söylenir özel giysili dervişler (sema-zenler) dönerek dans ederler. Bu dönüş sırasında semazenler gözlerini genellikle göğe çevirirler sol avuçları göğe sağ avuçları yere dönüktür.

Semaların yalnızca İslam kültüründen doğduğunu söylemek güçtür. Semalarda kullanılan birçok dans öğesinde daha önceki uygarlıkların etkisi olduğu düşünülmektedir. Önceki uygarlıkların dansları daha sonraki uygarlıklara aktarılmış binlerce yıl öncesinin dans öğeleri birbirlerine karışarak ve iç içe geçerek bugünkü Anadolu danslarını yaratmıştır.

İS 300 ile 1300 arasında Avrupa'da dansın izi kayboldu. Kiliselerde yasaklandı. O dönemde alanlarda gösteriler yaparak dansı yaşatmaya çalışan bazı gezgin dansçı oyuncular dışında dansın yeniden canlanmasını sağlayacak tiyatro benzeri topluluklar da yoktu.

Rönesans'la birlikte dans Eski Yunanistan ve Roma'nın öbür sanatları gibi yeniden yaşamın bir parçası olmaya başladı.Kiliseden kovulan dans İtalyan soylularının düzenledikleri görkemli balolarla saraylara girdi. Balo ("ballo") İtalyanca'da dans anlamındadır ve bale sözcüğü de bu sözcükten türemiştir. 1547'de İtalya'nın soylu ailelerinden Catherine de Medicis Fransa kraliçesi olunca dansa karşı ilgi Fransız sarayına taşındı ve dans burada da coşkuyla karşılandı. 1661'de Kral XIV. Louis iyi dans etmenin kurallarını ve ölçütlerini belirleyen ilk Kraliyet Dans Akademisi'ni kurdu. Bu nedenle birçok bale terimi Fransızca'dır. Baleyle ilgili hemen her şey bu kurumda geliştirilmiştir.

Günümüzde danslar iki ana kaynaktan gelmektedir: Halk oyunları ve Avrupa saraylarında doğan salon dansları. Halk oyunu belirli bir yörenin insanları ile birlikte doğup gelişen bir dans türüdür. Gelenekselleşerek kuşaktan kuşağa geçer. Halk oyunu doğduğu bölgenin dışında da yaygınlaşır ve bütün ulus tarafından benimsenirse, buna ulusal dans denir. Macaristan'ın "Çardaş"ı ve İspanya'nın "Jota"sı buna örnektir. Ülkemizde de Silifke' nin "Keklik Oyunu", Artvin'in "Ataban" Elazığ'ın "Çayda Çıra"sı ulusal danslar arasında sayılabilir.

Bütün Avrupa ülkelerinde çok çeşitli halk oyunları vardır. Bazılan çift çift yapılan danslardır ama çoğu topluluk dansıdır. Topluluk danslan dansçılara dans alanının her yerinde bulunabilme ve gruptaki tüm dansçılarla karşılaşabilme olanağını sağlar. Böylece de dansın ilişkileri geliştirme yönünü güçlendirir. Halk oyunlan köy kökenli oldukları için açık yerlerde ya da çiftlik ambarlarında toprak üzerinde oynanırdı. Bu nedenle oyunlarda hareketler sürekli değildir; oyun çevik adımlar sert vuruşlar ve hızlı zıplamalarla sürer. Soylu sınıflann başlattıklan danslar tabanı cilalı salonlarda yapıldığı için genellikle kayar adımlarla dans edilir halk oyunlarının tersine zıplamalara pek yer verilmez yumuşak geçişlerle hareket edilirdi.

17. yüzyılın en gözde dansı ise Fransa'da gelişen "menuet" idi. Bu mini mini adımlarla ve abartılı reveranslarla süren ağır bir danstı.

19. yüzyılın en gözde dansı valsti. Önceleri Avusturya köylülerinin başlattığı vals kısa zamanda Avrupa salonlarının vazgeçilmez dansı oldu. Vals bugün de en zarif dans türlerinden biridir. Gelişiminin en yüksek aşamasına ise 19. yüzyılda Viyana'da Johann Strauss zamanında ulaştı. Salon dansçıları bugün de Strauss valslerinin melodi ve ritim-leriyle dans etmekten çok hoşlanırlar.

1911'de Güney Amerika'dan gelen Arjantin tangosu ve Brezilya samba'sı ABD'deyi sardı ve tüm Avrupa'ya yayıldı.

Vals ve Kuzey Avrupa kökenli öbür dansla-nn ritimleri Siyah Amerikalılar'ın cazı ve Latin Amerika danslan ile karıştı. İnsanlar büyük dans orkestralarının müziği ile jitterbug yaptılar. Ardından rock and roll ve twist akımlan geldi. 20. yüzyılın sonlarında bunlar disko dansı ile birleşti. Jitterbug ve twist gibi disko da enerjik ve serbest hareketlere dayanan bir dans biçimidir. Disko müziği plak ya da banttan çalan küçük gece kulübü anlamındaki "diskotek" sözcüğünden gelir. Bu kulüplerin bazılarında ise gerçek orkestra müziği vardır.

Modern Dans

1900'lerde klasik baleye karşı bir tepki oluştu; bu da ABD'de ve Avrupa'da doğal dans kuramlarının ortaya çıkmasına neden oldu. Günümüzün modern ya da çağdaş dansı bu düşüncelerin gelişmesi sonucu doğdu.

Modern dansın ABD'deki öncüsü Isadora Duncan'dır. Duncan Eski Yunan'ın üstün nitelikli danslarından esinlendi. 1890'ların katı kurallı balesine baş kaldırdı. O günlerin bedeni sıkan bale giysilerini attı hareketlerine özgürlük veren hafif ve dökümlü kumaşlardan giysilerle yalınayak bir orman perisi gibi dans etti. Hareketleri özgür ve rahattı. Duyarlı bir müzik eşliğinde dans ederken izleyicilere duygularını içtenlikle anlatmayı başarabiliyordu. Oysa bu dönemde balerinler gövde hareketlerini engelleyen mekanik bacak ve kol hareketlerinden başkasına izin vermeyen sıkı korseler giyiyorlardı. Romantik öykülerden yola çıkan bale müziği de özel olarak yalnızca bale için bestelenmiş müzikle sınırlandırılmıştı. Buna karşı Isadora Duncan dansında Beethoven Brahms ve Haydn gibi müzik ustalarının daha derin içerikli senfonik müziklerini kullandı.

Modern dansın bir başka öncüsü olan Ruth St. Deniş doğunun dinsel danslarından esinlendi ve yeni dans konuları bulmak için Hindistan'a yöneldi. Merce Cunningham Paul Belville Taylor ve Jose Arcadio Limon da modern dansın öncülerindendir.

Modern dans Avrupa'da özellikle de Almanya'da etkili oldu. "Modern dansın babası" sayılan Macar asıllı Rudolf Laban yeni bir dans kuramı ve beden hareketlerini kâğıda geçirebilmek için özel bir işaret sistemi geliştirdi. Bu sistemle pek çok dansın gelecek kuşaklara kalması sağlanmış oldu.

Siyah dansçılar da modern dansa önemli katkılarda bulundular. 1940'tan beri Siyah dansçılar ABD'nin ünlü dansçı ve koreograftan arasında yerlerini aldılar. Alvin Ailey ve Donald McKayle çalışmalarında kökenleri Afrika ve Batı Hint Adaları'nda bulunan dans öğelerini modern dans teknikleriyle birleştirdiler.

Modern dans 19. yüzyıl balesinden birçok yönden farklıdır. Modern dansta bedenin hareketleri akıcıdır. YerçeKimi kuralını kabul eden modern dansçı somut yerle ilişkili hareketlerde bulunur. Buna karşın bale dansçısı yeri terk etmek sanki havalanmak ister. Modern dansın işlediği temalar da 19. yüzyılın romantik lirik ve peri masalı içerikli balesinden farklı; gerçekçi ciddi çoğu zaman da coşkulu ve duygusaldır. Modern dans balenin klasik beş pozisyonunu ve zıplama dönüş vuruş kayış gibi hareketlerini daha da geliştirdi. Modern dansçılar beden hareketlerini sınırlamayan rahat giysiler kullanırlar. Klasik bale müziği yerine senfonik yapıtlardan yararlanma cesaretini gösteren modern dansçı müziğe yaklaşımında gerçekten yaratıcıdır.

Günümüzde Dans

20. yüzyılın ilk yarısında fazlaca bir önem taşımayan dans sanatı günümüzde en gözde gösteri sanatları arasına girmiştir. Bunda televizyonun önemli bir rolü vardır. II. Dünya Savaşı'ndan önce radyo en önemli kitle iletişim aracıydı. Radyo kulağa yönelik olduğu için dans dışındaki gösteri sanatları için bir iletişim aracı olabiliyordu. Televizyon ise göze yönelik bir araç olarak dansa hemen yer verdi. Televizyonda dans önceleri en yalın biçimlerde özellikle de günün gözde danslarına ağırlık vererek yer aldı. İlk olarak 1955'teki bir televizyon programında ünlü balerin Dame Margot Fonteyn'in başrolde olduğu Uyuyan Güzel balesi gösterildi. Böylece bale sanatı bu yeni kitle iletişim aracına girdi.

Günümüzde televizyon kameraları dans ve dansçıların emrindedir. Birçok bale sinema ya da televizyon için özel olarak tasarlanır. Bunların stüdyo dışında filme çekilebilme olanağı koreograf ve yönetmene geniş bir çalışma alanı sağlamıştır. Kırmızı Pabuçlar Kuğu Gölü Fındıkkıran gibi baleler sinema ve televizyonun gözde örnekleridir.

Dansın gelişimiyle birlikte konuyla ilgili dergiler kitaplar ve başka yayınlar da çoğaldı. New York Halk Kütüphanesi'nin 1947'de başlattığı Dans Koleksiyonunun dünyanın en büyük dans arşivi olduğu sanılmaktadır. New York'ta Lincoln Merkezi'ndeki Gösteri Sanatları Kütüphane ve Müzesi'nde bulunan koleksiyon çeşitli kitapların fotoğrafların ve baskıların yanı sıra önemli dansların ve dansçıların 300 bin metre uzunluğundaki film kayıtlarını da içermektedir. Bundan başka bale ve dans gösterilerinin yazı ve notları da bulunmaktadır.

Dansın 20. yüzyıldaki yerini belki de en iyi belirleyen bu dönemdeki dans yıldızlarının inanılmaz ünüdür. 1950'lere kadar en ünlü dansçılar Fred Astaire ve Gene Kelly gibi film yıldızlarıydı. Bu dönemde bir efsane olan Anna Pavlova gibi yalnızca dansçı olarak ünlenmiş kişilere ender olarak rastlanmaktadır.

Bu ünlü yıldızlara ek olarak balenin unutulmayan adları arasında Vaslav Nijinski Dame Margot Fonteyn Rudolf Nureyev Maya Plisetskaya sayılabilir.

Sizleri Dans ve gelinen son nokta ile başbaşa bırakıyoruz. İyi seyirler;

 
Habere Ait Video

Haberi ... Bookmark Ağına Ekle.

BlinkList del.icio.us FaceBook Folkd Furl Google Linkarena Mister Wong oneview Webnews Yahoo MyWeb YiGG
5
Yorum var
Haber Tarihi       :  19.12.2009 Saat: 01:56
Haber Kategori  :  Dans
Haber Editörü    :  roy
Haber Okunma :  5143
NOT :  Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

YORUMLAR

YNT: Dans Nedir? Harika bir dans örneği...(Video)
Kimden tuna 22.12.2009 Saat: 18:58
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Gerçekten çok harika. Oha falan oldum.


YNT: Dans Nedir? Harika bir dans örneği...(Video)
Kimden sondem 20.12.2009 Saat: 11:17
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Bu arkadaşların başkaca danslarıda mevcut. Her bir çalışmaları ayrı güzellikte.


YNT: Dans Nedir? Harika bir dans örneği...(Video)
Kimden saliha 20.12.2009 Saat: 00:02
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Bu ne böylee. Tek kelime ile harikaaa.


YNT: Dans Nedir? Harika bir dans örneği...(Video)
Kimden tolga 19.12.2009 Saat: 22:29
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
obaaaaaaa


YNT: Dans Nedir? Harika bir dans örneği...(Video)
Kimden tibet 19.12.2009 Saat: 22:29
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Harika bu


Tüm Yorumlar için Tıklayın
Dans kategorisine ait son 10 yazı.

      Kültürel Üyelik
      Sfenks Konular
RAHATSIZ YAZILAR
Kahve Molası
İntihar Notları
Aşk Böceği
Tüm Yazarlar »»»
      Sfenks Evraklar
      Kültür Menü
Toplam Üye: 1493
Aktif Üye: 28
Aktif Ziyaretçi: 133
Üye Adı
Şifre
          Yeni Üye KayıtYeni Üye Kayıt
          Şifremi UnuttumŞifremi Unuttum
      Sürgündeki Notlar
· Adalet AĞAOĞLU
· Adolf HİTLER
· Ahmet ALTAN
· Ahmet ARİF
· Ahmet Hakan COŞKUN
· Ahmet KAYA
· Alain BOSQUET
· Alan Durning
· Alan Lightman
· Aleksandr S. Puşkin
· Alfred de MUSSET
· Alfred de VIGNY
· Ali BAYRAMOĞLU
· Ali Erdem ÖLMEZ
· Ali Şeriati
· Alparslan TÜRKEŞ
· Anna KARAVAEVA
· Antonin ARTAUD
· Arthur RIMBAUD
· Ataol BEHRAMOĞLU
· Atatürk
· Atlantis
· Attila JÒZSEF
· Attila İLHAN
· Ayşe Büşra Erkeç
· Aziz NESİN
· Aztekler
· Aşık VEYSEL
· Baki Özgür TUĞAY
· Benno BARNARD
· Bertolt BRECHT
· Bertrand RUSSELL
· Bob Dylan
· Boris PASTERNAK
· Bülent ECEVİT
· Bülent Parlak
· Cahit Sıtkı TARANCI
· Can DÜNDAR
· Can YÜCEL
· Celil MEMMEDGULUZADE
· Cem KARACA
· Cemal SÜREYA
· Cemil MERİÇ
· Cesare PAVESE
· Charles BAUDELAIRE
· Che GUEVARA
· Chuck Palahniuk
· Constantinos KAVAFIS
· Dans
· Demet BULDU
· Deniz Gezmiş
· Dücane CÜNDİOĞLU
· Edebi Biyografi
· Edebiyat
· Edgar ALLAN POE
· Edip Cansever
· Eflatun
· Emel İrtem
· Emre KONGAR
· Erdal ÖZ
· Erzurumlu EMRAH
· Eski Mısır
· Ezra POUND
· Fakir BAYKURT
· Faruk Nafiz Çamlıbel
· Fazıl Hüsnü Dağlarca
· Federico G. Lorca
· Fethullah GÜLEN
· Franz Kafka
· Friedrich Nietzsche
· Fyodor Dostoyevski
· G.Garcia Marquez
· George Orwell
· Gerard de NERVAL
· Gez Gör Keşfet
· Goethe
· Guillaume APOLLINAIR
· Gülay GÖKTÜRK
· Gökhan Özcan
· Halit Fahri OZANSOY
· Hasan Karahan Sönmez
· Haşmet BABAOĞLU
· Hekimoğlu İSMAİL
· Hüseyin Avni GEZGİN
· Hüseyin HATEMİ
· Isaac ASIMOV
· Jacques PREVERT
· Jean-Jacques ROUSSEA
· John MASEFIELD
· John STEINBECH
· Josef STALİN
· JoseMaria de HEREDİA
· Kara Mizah
· Karakalem
· Karl MARX
· Kenan KALECİKLİ
· Kitap Tahlili
· Kizu TOYOTARA
· Konfücyüs
· Lanetli Sınıf
· Langston HUGHES
· Lenin
· Leonard Cohen
· Leslie Morgan COLLIN
· Levni
· Louis ARAGON
· Mahatma GANDHİ
· Maya Uygarlığı
· Mehmet Akif Ersoy
· Mehmet BARLAS
· Mehmet PEKKÜÇÜKŞEN
· Mehmet Şener
· Mevlana
· Mikhail ISSAKOVSKI
· Murathan MUNGAN
· Nazım HİKMET
· Necip F.KISAKÜREK
· Necmettin ERBAKAN
· Nedim
· Nevzat TARHAN
· Neyzen TEYFİK
· Nihat GENÇ
· Nikolaevich TOLSTOY
· Nostalji Türk
· Nostalji Yabancı
· Nuri PAKDİL
· Nurullah GENÇ
· Olcay BEKİROĞLU
· Omer HAYYAM
· Opera ve Bale
· Orhan KEMAL
· Orhan PAMUK
· Orhan Veli KANIK
· Oruç ARUOBA
· Ozdemir ASAF
· P.J . JOUVE
· Pablo NERUDA
· Paul ELUARD
· Paul VALERY
· Paul VERLAINE
· Philippe SOUPAULT
· Pierre de RONSARD
· Pir Sultan ABDAL
· Pınar POTUK
· Rafael A. MARTINEZ
· Rainer Maria RILKE
· Rene CHAR
· Resim ve Fotoğraf
· Reşat N. GÜNTEKİN
· Robert DESNOS
· Röportaj
· Said NURSİ
· Sait ÇAMLICA
· Salah BİRSEL
· Salvatore QUASIMODO
· Samed VURGUN
· Sanat
· Selahaddin HİLAV
· Selim İLERİ
· Seyh EDEBALİ
· Seyh Sad-i ŞİRAZİ
· Seyh ŞAMİL
· Sezai KARAKOÇ
· Sfenks
· Sfenks Haber
· Sfenks Komplo
· Sigmund FREUD
· Sinema
· SKL Hareketi
· Sokrates
· Soner YALÇIN
· Stephane MALLARME
· Sır'lı Ayna
· Tünay Süer
· T. S. ELIOT
· Tamara
· Teneke
· Ters Köşe
· Theophile GAUTIER
· Tiyatro
· Tristan TZARA
· Turgut UYAR
· Turkadin
· Uğurtan AKGÜL
· Victor Hugo
· Vladimir MAYAKOVSKI
· William SHAKESPEARE
· World Culture
· Yahya Kemal Beyatlı
· Yannis RITSOS
· Yaşar KEMAL
· Ümit Yaşar OĞUZCAN
· Yorgo SEFERIS
· İpek ONGUN
· İskender PALA
· İsmet ÖZEL
· İtalo Calvino
· Yunus EMRE
· Yusuf Ziya ORTAÇ
· Yılmaz ERDOĞAN
· Zeki MÜREN
· Ömer ÇELİK

      Sanat'a sahip ol !
© Sfenks.net 2007 her hakki saklidir. SiteMap
Sitedeki yazılar 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
Yazar ve Şairlerinden izin alınmadan, eserler, hiç bir ortamda kullanılamaz.
Yazilarin her türlü hukuki sorumlulugu yazi sahibine aittir