H.P.Lovecraft - Yabancı  Kumarbaz Argümanı ve Eleştirisi  Bizim Referandum!  Mavi Gözlü Dev  Sezen Aksu - Tükeneceğiz (Video)  Amin Maalouf - Afrikalı Leo  Judith Butler - Toplumsal Cinayet D...  İsrail kaşınmaya devam ediyor!  Gabriel G. Marquez - Beşyüz Günlük ...  Friedrich HÖLDERLİN - Ruh Huzuru 
 
 Aziz NESİN: Aziz Nesin: Sekiz Kız Babası

7 Aralık tarihli mektubunu dün aldım. Öğretmeninizin anlattığı olay gerçekten çok acıklı. Elsiz çocuğun, müdürün tokadıyla yere düşmesi gözümde canlandı. Çok üzüldüm.

Hikmet adında bir arkadaşım var. Bana bir sır açıkladı. Sana yazayım mı diye çok düşündüm. Yazmakta bir sakınca görmüyorum. Hikmet, bana anlattığı olayı, sınıftaki arkadaşlarımızın duymalarını istemiyor. Ben de ağzımı sıkı tuttum, kimseye bişey söylemedim. Ama sen nasıl olsa Hikmet’i tanımıyorsun. Onun anlattıklarını sana yazmakla, bana verdiği sırrı açıklamış olmuyorum. Öyle değil mi?

Arkadaşımın sırrını gevezelik olsun diye yazmıyorum sana. Beni çok düşündüren bu konuda senin ne düşündüğünü öğrenmek istiyorum...


Burdaki okula başladığım ilk günlerde, sınıf arkadaşlarım içinde Hikmet, hiç de öyle dikkatimi çekmemişti. Çünkü silik, sessiz bir çocuktu. İlk günler ben onu oğlan sanmıştım. Oğlan çocukları gibi giyiniyor, saçlarını da oğlanlar gibi kısacık kestiriyor. Çok da zayıf... Üstelik ne oğlanlarla, ne kızlarla arkadaşlık ediyor, içine kapanık bir çocuk. Hikmet adı da, hem kız hem oğlan adı...

Bigün beden eğitimi dersinde öğretmenimiz kızları biyana, oğlanları biyana ayırınca, Hikmet kızlar topluluğuna katıldı. Çok şaştım buna önce. Hikmet’in kız olduğunu işte o gün öğrenebildim. Bunun üzerine Hikmet’e ilgim arttı.

Geçenlerde bir sabah Hikmet okula pek üzgün geldi. Neye üzüldüğünü sordum. Önce söylemek istemedi. Üsteledim. O zaman,

– Doğrusu ben de anlatmak, biraz açılmak istiyorum ama, duyulacak diye çekiniyorum... dedi.

Arkadaşlarımıza söylemeyeceğime söz verince anlattı.

Bunlar sekiz kardeşmiş, sekizi de kız...

Oysa Hikmet kimi günler okula ağabeyiyle geliyordu. Bunu söyleyince,

– O benim ağabeyim değil ablam, dedi, ama erkek kılığında gezdiği için onu herkes erkek sanır.

Kardeşlerinin hepsi de erkek gibi giyinirlermiş.

– Niçin? diye sordum.

– Çünkü babam öyle istiyor, dedi.

– İyi ama, bunda üzülecek ne var?

Babası, oğlan çocuğu olmasını çok istermiş. İlk çocuğu kız olunca, çok bozulmuş. Bütün umudunu, ikinci çocuğunun oğlan olmasına bağlamış. Dahası, çocuk doğmadan, ona bir oğlan adı bile koymuş. Sanki, doğmadan oğlan adı konursa, çocuk da adına uymak için oğlan olacakmış gibi... Artık, adamın şanssızlığından mı, yoksa terslik mi, ikincisi de kız doğunca, üzüntüsünden günlerce kimseyle konuşmamış. Tanıdıkları, “Daha çok gençsin, çok çocuğun olur,” diye avutmaya çalışmışlarsa da, adam, “Olmasına olur ama, ya onlar da kız olursa...” diye dertleniyormuş. Karısı üçüncü kez gebe kalmış. Artık üst üste üçü de kız olacak değil ya... Yine bir erkek adı koymuş doğacak çocuğuna. Bununla da yetinmemiş, karısı doğumevine gidince, o gece doğacak oğlu için dostlarına büyük bir ziyafet vermiş. Ziyafetin ortasında doğumevine telefon edip de, bir kızı daha olduğunu öğrenince deliye dönmüş. Üçüncü çocuğunun da kız olmasından öyle utanmış ki, ziyafet sofrasındaki konuklarına, oğlu olduğu yalanını söylemiş. O gece yalandan çok sevinçli görünmüş herkese. Karısına ve evdekilere de, yeni doğan çocuğun kız olduğunu söylemeyi yasaklamış.

Üçüncü kızdan sonra, artık karısının oğlan doğurma yeteneğinden yoksun olduğunu anlamış; karısından umudunu kesince onu boşamış, başka bir kadınla evlenmiş. Bu kadın da kız doğurmaz mı? Hem de ikiz... Üstelik bir de haber almış: Boşandığı eski karısı, başka biriyle evlenip bir oğlan doğurmuş. Adam, “Ben ne budalayım, eski karımı, tam oğlan doğurmak sırası gelince boşadım,” diyormuş.

Üst üste beş kız babası olmak, adama çok ayıp geliyormuş, “Artık kimselerin yüzüne bakamam!” diye, alıp başını gitmiş uzaklara. Aylar sonra dönmüş, ikinci karısını da boşamış.

Hikmet, bunları bana, başkalarından duyduğuna göre anlatıyordu.

Beş kız babası olan adam, bu kez, ille de oğlan babası olmayı kesinleştirmek için, daha önce üç oğlan doğurmuş bir dul kadınla evlenmiş. Bu kadın, üst üste üç oğlan doğurduğuna göre, oğlan doğurmaya alışıktır diye düşünmüş olmalı.

Evleniyorlar. Adam doğacak altıncı çocuğuna yine erkek adı koyuyor. Gebe karısını doğumevine gönderdiği gece de, yine dostlarına çok büyük bir ziyafet çekiyor. İkidebir, telefon ediyormuş doğumevine. Vakit geceyarısını geçmiş. Adam, telefondan asık yüzle dönmüş, suratından düşen bin parça...

Konuklar merakla,

– Oğlan mı, kız mı? diye sormuşlar.

Adam bıyıklarını burarak,

– Erkek adamın erkek çocuğu olur! diye böbürlenmiş ama, öfkeden de bıyıkları titriyormuş.

İşte, arkadaşım Hikmet’in doğumu böyle olmuş.

Altıncı da kız olunca adam bütün umudunu yedinciye bağlamış. Ama o da kız olmuş. Bundan sonra epiy zaman çocuğu olmamış kadının. Buyüzden karısını boşamak üzereyken Hikmet’in annesi gebe kalmış yeniden.

Kadın, doğumevine giderken kocası,

– Bu sefer de kız doğurursan hiç eve dönme boşuna, seni boşarım! demiş.

Zavallı kadın doğum sırasında, “İnşallah oğlan doğururum!” diye dua edip durmuş ama boşuna... Yine kız doğurmuş. Bunun adı da önceden Suat konulmuş. Eh Suat, hem kız, hem oğlan adı...

Kadıncağız, durumunu doğumevinin başhemşiresine ağlayarak yana yakıla anlatmış. Kocası telefonda sorunca, oğlu oldu, demesi için yalvarmış.

Kadına acıyan başhemşire de, adam telefon edince,

– Müjde, tosun gibi bir oğlunuz oldu!.. demiş.

Hikmet’in babası, koşup doğumevine gelmiş.

– Aman, oğlumu göreyim!.. diye tutturmuş.

Göstermişler çocuğu ama, kundaklı göstermişler.

Olayı böylece bana anlatan Hikmet,

– Üç aydır evimizde çok mutluyduk, dedi. Babam Suat’a hep “veliaht” yada “prens” deyip duruyordu. Anneme de kraliçeymiş gibi davranıyor, hediyeler alıyordu. Bize bile, kız olduğumuz için, eskisi kadar çok kızmıyordu. Biz evde hepimiz, babamın Suat’ı çıplak görmemesi için elimizden ne gelirse yapıyorduk. Annem, babam evde yokken Suat’ın altını değiştiriyor, bezlerini çıkarıyordu. Babamın yanında onu yıkamıyordu. Nasıl olsa babam bigün gerçeği öğrenecekti. Ama biz o zamanı geciktirmeye çalışıyor, o zamana kadar da babamı yumuşatacağımızı umuyorduk.

Çok keyiflendiği zamanlar babam bize, “Hepiniz oğluma feda olsun!” diyordu. Babam ikidebir, “Prensimi ben yıkayacağım!” diye tutturuyor, o zaman annem korkuyla çocuğu elinden kapıp, “Aman olmaz, nezlesi var!..” gibi bir bahaneyle işi savsaklıyordu. Ah... İki gece önce, en sonunda olanlar oldu. Hepimiz yatmış, uyuyorduk. Korkunç bir gürültüyle uykumda sıçradım. Bağıran babamdı. Annem ağlıyordu. Her nasıl olmuşsa o gece babam, Suat’ın oğlan olmadığını görmüş. Çocuğu tek eliyle bacaklarından tutup kaldırmış, “Beni kandırdınız... Aldattınız!.. Hani bu oğlandı? Nerde?” diye bar bar bağırıyor, çocuk da avaz avaz ağlıyordu.

Çocuğu fırlatıp annemin kucağına atan babam,

– Defolun!.. Oğlan diye kandırıp boşu boşuna bana o kadar masraf yaptırdınız... Hepiniz gidin evden!.. diye bizi kovdu.

O geceyi bir komşu evinde geçirdik.

Hikmet anlatırken ağlamaya başladı. Babası, annesini boşayacakmış.

Sekiz kız babası olan adam gözümün önüne gelince, beni önce bir gülme aldı, ama sonra ben de Hikmet’le ağladım.

O gün okuldan eve dönünce anneme,

– Ablam doğunca babam sevinmiş miydi? diye sordum.

Annem,

– Sevinmez olur mu hiç, elbet sevindi!.. dedi.

– Ama arkadan ben doğunca? Yine sevindi mi?

Annem,

– Saçmalama! diye bağırdı.

Ben üsteledim:

– Benim de kız olduğumu öğrenince yine de sevindi mi?

– Oğlan umuyordu.

– Ama benden sonra Metin doğunca, oğlu oldu diye çok sevinmiştir, değil mi?

– Evet, çok sevinmişti de arkadaşlarına bir büyük ziyafet bile vermişti.

– Ya üçüncü çocuğunuz da kız olsaydı?

– Ne yapalım, öyle olurdu...

– Babam, oğlan olsun diye bir çocuk daha ister miydi?

– İsterdi belki... Ama ne diye bunları sorup duruyorsun?

– Hiç, sordum işte.

Boğazıma bir düğüm takıldı. Annemin yanından çıktım.

Hikmet’in anlattıkları beni çok etkiledi. O gündenberi hep düşünüp duruyorum: Kız olmak, daha doğuştan bir şanssızlık mı? Sen erkek olduğun için, doğuştan şanslı sayılırsın.

Bu konuda senin ne düşündüğünü öğrenmek isterim.

Annem, demindenberi içerden,

– Lambanı söndür de yat artık! diye söyleniyor.

Çok geç oldu. Yatacağım. Yarın okul dönüşü, bu mektubu postaya vereceğim.

Hoşça kal kardeşim Ahmet.


Aziz Nesin
(Şimdiki Çocuklar Harika)

 

Haberi ... Bookmark Ağına Ekle.

BlinkList del.icio.us FaceBook Folkd Furl Google Linkarena Mister Wong oneview Webnews Yahoo MyWeb YiGG
0
Yorum var
Haber Tarihi       :  07.01.2010 Saat: 22:51
Haber Kategori  :  Aziz NESİN
Haber Editörü    :  roy
Haber Okunma :  1929
Bilgi :  Haber hakkında yorum yapmak için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız.
Aziz NESİN kategorisine ait son 10 yazı.

      Kültürel Üyelik
      Sfenks Konular
RAHATSIZ YAZILAR
Kahve Molası
İntihar Notları
Aşk Böceği
Tüm Yazarlar »»»
      Sfenks Evraklar
      Kültür Menü
Toplam Üye: 1493
Aktif Üye: 28
Aktif Ziyaretçi: 129
Üye Adı
Şifre
          Yeni Üye KayıtYeni Üye Kayıt
          Şifremi UnuttumŞifremi Unuttum
      Sürgündeki Notlar
· Adalet AĞAOĞLU
· Adolf HİTLER
· Ahmet ALTAN
· Ahmet ARİF
· Ahmet Hakan COŞKUN
· Ahmet KAYA
· Alain BOSQUET
· Alan Durning
· Alan Lightman
· Aleksandr S. Puşkin
· Alfred de MUSSET
· Alfred de VIGNY
· Ali BAYRAMOĞLU
· Ali Erdem ÖLMEZ
· Ali Şeriati
· Alparslan TÜRKEŞ
· Anna KARAVAEVA
· Antonin ARTAUD
· Arthur RIMBAUD
· Ataol BEHRAMOĞLU
· Atatürk
· Atlantis
· Attila JÒZSEF
· Attila İLHAN
· Ayşe Büşra Erkeç
· Aziz NESİN
· Aztekler
· Aşık VEYSEL
· Baki Özgür TUĞAY
· Benno BARNARD
· Bertolt BRECHT
· Bertrand RUSSELL
· Bob Dylan
· Boris PASTERNAK
· Bülent ECEVİT
· Bülent Parlak
· Cahit Sıtkı TARANCI
· Can DÜNDAR
· Can YÜCEL
· Celil MEMMEDGULUZADE
· Cem KARACA
· Cemal SÜREYA
· Cemil MERİÇ
· Cesare PAVESE
· Charles BAUDELAIRE
· Che GUEVARA
· Chuck Palahniuk
· Constantinos KAVAFIS
· Dans
· Demet BULDU
· Deniz Gezmiş
· Dücane CÜNDİOĞLU
· Edebi Biyografi
· Edebiyat
· Edgar ALLAN POE
· Edip Cansever
· Eflatun
· Emel İrtem
· Emre KONGAR
· Erdal ÖZ
· Erzurumlu EMRAH
· Eski Mısır
· Ezra POUND
· Fakir BAYKURT
· Faruk Nafiz Çamlıbel
· Fazıl Hüsnü Dağlarca
· Federico G. Lorca
· Fethullah GÜLEN
· Franz Kafka
· Friedrich Nietzsche
· Fyodor Dostoyevski
· G.Garcia Marquez
· George Orwell
· Gerard de NERVAL
· Gez Gör Keşfet
· Goethe
· Guillaume APOLLINAIR
· Gülay GÖKTÜRK
· Gökhan Özcan
· Halit Fahri OZANSOY
· Hasan Karahan Sönmez
· Haşmet BABAOĞLU
· Hekimoğlu İSMAİL
· Hüseyin Avni GEZGİN
· Hüseyin HATEMİ
· Isaac ASIMOV
· Jacques PREVERT
· Jean-Jacques ROUSSEA
· John MASEFIELD
· John STEINBECH
· Josef STALİN
· JoseMaria de HEREDİA
· Kara Mizah
· Karakalem
· Karl MARX
· Kenan KALECİKLİ
· Kitap Tahlili
· Kizu TOYOTARA
· Konfücyüs
· Lanetli Sınıf
· Langston HUGHES
· Lenin
· Leonard Cohen
· Leslie Morgan COLLIN
· Levni
· Louis ARAGON
· Mahatma GANDHİ
· Maya Uygarlığı
· Mehmet Akif Ersoy
· Mehmet BARLAS
· Mehmet PEKKÜÇÜKŞEN
· Mehmet Şener
· Mevlana
· Mikhail ISSAKOVSKI
· Murathan MUNGAN
· Nazım HİKMET
· Necip F.KISAKÜREK
· Necmettin ERBAKAN
· Nedim
· Nevzat TARHAN
· Neyzen TEYFİK
· Nihat GENÇ
· Nikolaevich TOLSTOY
· Nostalji Türk
· Nostalji Yabancı
· Nuri PAKDİL
· Nurullah GENÇ
· Olcay BEKİROĞLU
· Omer HAYYAM
· Opera ve Bale
· Orhan KEMAL
· Orhan PAMUK
· Orhan Veli KANIK
· Oruç ARUOBA
· Ozdemir ASAF
· P.J . JOUVE
· Pablo NERUDA
· Paul ELUARD
· Paul VALERY
· Paul VERLAINE
· Philippe SOUPAULT
· Pierre de RONSARD
· Pir Sultan ABDAL
· Pınar POTUK
· Rafael A. MARTINEZ
· Rainer Maria RILKE
· Rene CHAR
· Resim ve Fotoğraf
· Reşat N. GÜNTEKİN
· Robert DESNOS
· Röportaj
· Said NURSİ
· Sait ÇAMLICA
· Salah BİRSEL
· Salvatore QUASIMODO
· Samed VURGUN
· Sanat
· Selahaddin HİLAV
· Selim İLERİ
· Seyh EDEBALİ
· Seyh Sad-i ŞİRAZİ
· Seyh ŞAMİL
· Sezai KARAKOÇ
· Sfenks
· Sfenks Haber
· Sfenks Komplo
· Sigmund FREUD
· Sinema
· SKL Hareketi
· Sokrates
· Soner YALÇIN
· Stephane MALLARME
· Sır'lı Ayna
· Tünay Süer
· T. S. ELIOT
· Tamara
· Teneke
· Ters Köşe
· Theophile GAUTIER
· Tiyatro
· Tristan TZARA
· Turgut UYAR
· Turkadin
· Uğurtan AKGÜL
· Victor Hugo
· Vladimir MAYAKOVSKI
· William SHAKESPEARE
· World Culture
· Yahya Kemal Beyatlı
· Yannis RITSOS
· Yaşar KEMAL
· Ümit Yaşar OĞUZCAN
· Yorgo SEFERIS
· İpek ONGUN
· İskender PALA
· İsmet ÖZEL
· İtalo Calvino
· Yunus EMRE
· Yusuf Ziya ORTAÇ
· Yılmaz ERDOĞAN
· Zeki MÜREN
· Ömer ÇELİK

      Sanat'a sahip ol !
© Sfenks.net 2007 her hakki saklidir. SiteMap
Sitedeki yazılar 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
Yazar ve Şairlerinden izin alınmadan, eserler, hiç bir ortamda kullanılamaz.
Yazilarin her türlü hukuki sorumlulugu yazi sahibine aittir