Bayram Şekeri: Sam Brown - Stop (Vi...  91 Sanatçı - Gündüz Gece (Video)  Bülent Parlak - Yugoslav  H.P.Lovecraft - Yabancı  Kumarbaz Argümanı ve Eleştirisi  Bizim Referandum!  Mavi Gözlü Dev  Sezen Aksu - Tükeneceğiz (Video)  Amin Maalouf - Afrikalı Leo  Judith Butler - Toplumsal Cinayet D... 
 
 Sinema: Hayatın çizgisinden Aşkın Kıskacına Kaderin Öyküsü

“….kapının önünde durup düşündüm, dedim bekir bu kapı ahiret kapısı, burası sırat köprüsü, bu seferde geçersen bi daha dönemezsin, iyi düşün dedim, düşündüm, düşündüm, dönemedim…..”


Hayatımızda bile bile seçtiğimiz tuzakların, bilerek yürüdüğümüz uçurumların her zaman bir nedeni var mıdır?

Neden aşık oldun sen bu insana?
Kör müsün kardeşim sevmiyor seni, gittiğin yol yol değil anlamıyor musun?
Neden hala?
….

Bekir ve Uğur’un hikayesinin nezdinde, hayatımızdaki anlamsızlıkları, bunları kabullenişimizdeki “nedensizliği”, kaderi sorgulatıyor bize “Kader” ile Zeki Demirkubuz.

Filmin ana temasını oluşturan “aşk” hikayenin başından sonuna kadar şekillenmesine, karakterlerin sürüklenişine yön verir. Uğur’un ( Vildan Atasever ) Bekir’in ( Ufuk Bayraktar ) halı dükkanına girişiyle başlar aşk hikayesi. Bu aşk hikayesinin başlangıcında bir çok aşkta olduğu gibi cinsellik teması da baskındır. Demirkubuz’un da kendi ifadesiyle Uğur’un bluzunu sıyırıp sırtını açığa çıkararak serinlemesi esnasında Bekir’in Uğur’a şehvetle baktığını görürüz.

Ve aşk oturmuştur bir kere kalbe. Bundan sonra “normal” bir hayat, insanların beklediği gibi davranışlar çok uzaktır Bekir’e. Kendisi için seçilen hayat; iyi bir aile kızıyla evlilik, babasının kurduğu halı dükkanında çalışarak mahalle esnafı arasında da saygınlık. Bekir, ruhunu işgal eden aşkın ardından açılan kapıları seçmesi halinde ise kendisine biçilen bu kader kapısının dışına çıkacak aslında aşkın kaderine kapılacaktır.

Başlangıçta yolunun yanlış olduğunu, duygularının karşılıksız olduğunu bilecek ve gerçek dünyaya dönmeye çalışacaktır. Örneğin, Uğur’un sevdiği adamla buluşmalarına, birbirlerine hasretle sarılmalarına şahit olunca avucunda bir sigara söndürecek, anne babasının yanında “hayata” dönmeye çalışacaktır. Nafile, bastırdığı duygular sancılarla dolu geceleri, ağrıları kendisine armağan edecektir. Ve artık bilerek, farkında olarak nedenini sorgulamadan Uğur’un peşine düşecektir.

Hikayenin diğer kahramanı Uğur da kendi içinde bir anlamsızlığın içindedir. Hapisten çıkıp tekrar hapse düşen sevdiği adam Zagor’un müeebbed yemesine rağmen onun peşinden şehir şehir dolaşarak pavyonlarda şarkı söylemeyi , fahişelik yapmayı göze alan, normal bir hayatı reddedip aşkın peşine düşen bir hayat vardır karşımızda.

Karakterlerin davranışlarındaki bu nedensizliği Demirkubuz’un kendi ifadesinden okuyalım.
“insanın doğası böyle bir şey. Nietszche'nin bir sözü var: "İnsanın aklî bir varlık olduğu kadar, akıldışı bir varlık olduğunu da kabul etmenin zaman geldi" diye. Bu çok doğru bir söz. Ne kadar akıllı olursak olalım, ne kadar bilimsel bakarsak bakalım, bulduğumuz cevapların, bulduğumuz nedenlerin bizi daha büyük nedensizliklerin, daha büyük soruların eşiğine getirdiğini görüyoruz."

Zira normalde bu insanlar gayet mantıklı davranacak insanlardır. Bekir. Merhametlidir. Karısını, hayat arkadaşını, çocuğunu yüzüstü bırakıp gidecek, babasının, annesinin umutlarını bu kadar yerle bir edecek biri değildir. Ama aşk öyle bir içine almıştır ki onu, kendi ifadesiyle kızı için ilaç almaya gittiği anda bile karnına saplanan bir ağrı gibidir özlemi. Bütün bu mantıksızlığına rağmen Bekir de Uğur’un içinde olduğu nedensizliği sorgular. Bir pavyon çıkışında yine bir başla şehirde Uğur’u bulur ve konuşmak ister.

Bekir: İstanbul’a dön. Sana ev tutarım, bu sefalet biter.”
Uğur: Olmaz. Yapamam ben bunları kabul edemem.
Bekir: Peki ailen ne olacak, annen, kardeşin. Hiç mi düşünmüyorsun bunları? Hayatın boyunca orospuluk mu yapacaksın?
Uğur: Evet.
Bekir: Neden ama neden?
Uğur: Nedeni yok, ben böyle istiyorum.
Bekir: Ama bu kötülük.
Uğur: O zaman kötülük istiyorum.

Demirkubuz’un diğer filmlerinde olduğu gibi bu filminde de insanlar olduğu gibidir. Hayatın içindedir. Ve hayat insanların karşısına bazen kötülükleri çıkarır. Ve insanlar da bazen kötü olur. Kötülük yapar.

Demirkubuz’un filmografisindeki en gerçekçi ve en sert filmlerden biri olan Kader’de insanların seçimleri, toplum baskısı karşısında hisleriyle mücadeleleri, kaderlerini çizme iradesini kullanamamaları irdelenmektedir. Bunu yaparken kendi deyimiyle insanlara “bakın hayatta bu da var” dedirtmek değil niyeti. Didaktik bir yapıya bürünmeden izleyicinin kendisinin düşünmesine olanak sağlıyor. Masumiyet’in bir önceki filmi olarak Bekir ve Uğur’un geçmişlerine ayna tutan Kader, Masumiyet filmi izlense de izlenmese de bağımsız olarak aşkın acısını çiziyor.

Uğur aşkının peşinden nedenini, yanlışını doğrusunu sorgulamadan ailesini hiçe sayarak gidiyor.
Bekir ise ardında düzenli ve normal bir hayatı, eşini, çocuğunu bırakarak uğruna yaralanmayı dahi göze alarak, sokaklarda banklarda sabahlayarak kendisine çizilen çemberin dışında adımlıyor aşkının ardından. Dönüyor, unutmaya çalışıyor, kızına sarılıyor, sabahlara kadar direksiyon sallıyor. An geliyor, bir ses, bir görüntü bazen de nedensiz bir şey sebep oluyor aşkın çemberine, Uğur’un çemberine girmesine.

Filmin finali Kars’ta yine Bekir’in Uğur’u bulmasını konu edinse de yönetmenin kendi ifadesiyle net bir final-son yoktur filmde. Değil mi ki, hayat her an bir sürprizle devam eder. Yarın neler olacağı bilinmezken böylesi bir çıkmaz aşka bir son çizmek mümkün olmazdı. Bekir’in finalde Uğur’a duygularını anlattığı diyalog filmi unutulmaz kılan sözlerden biri.

Uğur: neden geldin?
Bekir: - biliyosun
* ne diyeyim ben şimdi sana
- hiçbirşey deme bir tek kalmama izin ver yeter, bak söz veriyorum bu sefer hiçbirşeye karışmayacağım.
* kaç defa denedik biliyosun, nasıl inanayım sana
- söz veriyorum eğer durmassam kovarsın
* ya bela çıkartırsan
- çıkarmam
* ya çıkartırsan
- çıkarmam ya, baktım olmuyor bi kenarda kafama sıkarım.
* manyak manyak konuşma
- eğer sıkmassam **ksinler, benimde bi gururum var be
* son defasında bütün konya'yı ayağa kaldırıp gittin
- sende aşağılama bizi o taaa ne zamandı
* ben dönmenden yanayım, artık iki çocuk babasısın
- uğur yapma ama
* sende yapma, benim için hava hoş, iyi de olur. ama insaniyetli olmalısın. sanada yazık, ailenede.
Bekir: - sende anla artık başka yolu yok bunun. yazıkmış, kılmış, tüymüş hepsi hesap edildi bunların ya. herşeye hazırım diyorum sana. de ki iyilik ediyosun, de ki sevap işliyosun. herkesin inandığı bişey vardır bu a. kodumun hayatında benimkide sensin napayım. geçen gece çocuk hastalandı. ilacı bitmiş almak için dışarı çıktım. sağa sola saldırıp nöbetçi eczane arıyorum. birden durup dururken içim cız etti. bi baktım gene aynı karın ağrısı. öyle özlemişim ki seni. dönerken bi meyhane gördüm, bi içeri girdiğimi hatırlıyorum bide rakıya yumulduğumu. arkasından en az dört cigaralık sonra gözümü bi açtım karşıdan karlı dağlar geçiyo. bidaha açtım başımda bi çocuk, kalk abi diyo kars'a geldik. otobüsten indim yürümeye başladım. dedim allah'ım neredeyim ben, burası neresi? sonra güç bela burayı buldum. kapının önünde durup düşündüm, dedim bekir bu kapı ahiret kapısı, burası sırat köprüsü. bu seferde geçersen bidaha geri dönemessin, iyi düşün ama olmadı dönemedim. sonra bak oğlum dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok kaderin böyle. yol belli ey başını usul usul yürü şimdi!

Uğur; aşkının ardında kendini harcamış bir kadın.
Bekir; aşkının “uğuruna” ailesini, hayatını harcamış bir adam.

Kader: Baştan sona kaderin ve aşkın imzasına boyanmış, aşkla ayakta durmaya çalışılan parçalanmış hayatların öyküsü. Nedensizliğin, hiçliğin içinden çıkan soruların aşkta bulduğu cevapların öyküsü.


zeliha yurdaer
zelihayurdaer@gmail.com
(izdiham)

 

Haberi ... Bookmark Ağına Ekle.

BlinkList del.icio.us FaceBook Folkd Furl Google Linkarena Mister Wong oneview Webnews Yahoo MyWeb YiGG
0
Yorum var
Haber Tarihi       :  26.01.2010 Saat: 19:43
Haber Kategori  :  Sinema
Haber Editörü    :  roy
Haber Okunma :  4222
Bilgi :  Haber hakkında yorum yapmak için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız.
Sinema kategorisine ait son 10 yazı.

      Kültürel Üyelik
      Sfenks Konular
RAHATSIZ YAZILAR
Kahve Molası
İntihar Notları
Aşk Böceği
Tüm Yazarlar »»»
      Sfenks Evraklar
      Kültür Menü
Toplam Üye: 1493
Aktif Üye: 28
Aktif Ziyaretçi: 131
Üye Adı
Şifre
          Yeni Üye KayıtYeni Üye Kayıt
          Şifremi UnuttumŞifremi Unuttum
      Sürgündeki Notlar
· Adalet AĞAOĞLU
· Adolf HİTLER
· Ahmet ALTAN
· Ahmet ARİF
· Ahmet Hakan COŞKUN
· Ahmet KAYA
· Alain BOSQUET
· Alan Durning
· Alan Lightman
· Aleksandr S. Puşkin
· Alfred de MUSSET
· Alfred de VIGNY
· Ali BAYRAMOĞLU
· Ali Erdem ÖLMEZ
· Ali Şeriati
· Alparslan TÜRKEŞ
· Anna KARAVAEVA
· Antonin ARTAUD
· Arthur RIMBAUD
· Ataol BEHRAMOĞLU
· Atatürk
· Atlantis
· Attila JÒZSEF
· Attila İLHAN
· Ayşe Büşra Erkeç
· Aziz NESİN
· Aztekler
· Aşık VEYSEL
· Baki Özgür TUĞAY
· Benno BARNARD
· Bertolt BRECHT
· Bertrand RUSSELL
· Bob Dylan
· Boris PASTERNAK
· Bülent ECEVİT
· Bülent Parlak
· Cahit Sıtkı TARANCI
· Can DÜNDAR
· Can YÜCEL
· Celil MEMMEDGULUZADE
· Cem KARACA
· Cemal SÜREYA
· Cemil MERİÇ
· Cesare PAVESE
· Charles BAUDELAIRE
· Che GUEVARA
· Chuck Palahniuk
· Constantinos KAVAFIS
· Dans
· Demet BULDU
· Deniz Gezmiş
· Dücane CÜNDİOĞLU
· Edebi Biyografi
· Edebiyat
· Edgar ALLAN POE
· Edip Cansever
· Eflatun
· Emel İrtem
· Emre KONGAR
· Erdal ÖZ
· Erzurumlu EMRAH
· Eski Mısır
· Ezra POUND
· Fakir BAYKURT
· Faruk Nafiz Çamlıbel
· Fazıl Hüsnü Dağlarca
· Federico G. Lorca
· Fethullah GÜLEN
· Franz Kafka
· Friedrich Nietzsche
· Fyodor Dostoyevski
· G.Garcia Marquez
· George Orwell
· Gerard de NERVAL
· Gez Gör Keşfet
· Goethe
· Guillaume APOLLINAIR
· Gülay GÖKTÜRK
· Gökhan Özcan
· Halit Fahri OZANSOY
· Hasan Karahan Sönmez
· Haşmet BABAOĞLU
· Hekimoğlu İSMAİL
· Hüseyin Avni GEZGİN
· Hüseyin HATEMİ
· Isaac ASIMOV
· Jacques PREVERT
· Jean-Jacques ROUSSEA
· John MASEFIELD
· John STEINBECH
· Josef STALİN
· JoseMaria de HEREDİA
· Kara Mizah
· Karakalem
· Karl MARX
· Kenan KALECİKLİ
· Kitap Tahlili
· Kizu TOYOTARA
· Konfücyüs
· Lanetli Sınıf
· Langston HUGHES
· Lenin
· Leonard Cohen
· Leslie Morgan COLLIN
· Levni
· Louis ARAGON
· Mahatma GANDHİ
· Maya Uygarlığı
· Mehmet Akif Ersoy
· Mehmet BARLAS
· Mehmet PEKKÜÇÜKŞEN
· Mehmet Şener
· Mevlana
· Mikhail ISSAKOVSKI
· Murathan MUNGAN
· Nazım HİKMET
· Necip F.KISAKÜREK
· Necmettin ERBAKAN
· Nedim
· Nevzat TARHAN
· Neyzen TEYFİK
· Nihat GENÇ
· Nikolaevich TOLSTOY
· Nostalji Türk
· Nostalji Yabancı
· Nuri PAKDİL
· Nurullah GENÇ
· Olcay BEKİROĞLU
· Omer HAYYAM
· Opera ve Bale
· Orhan KEMAL
· Orhan PAMUK
· Orhan Veli KANIK
· Oruç ARUOBA
· Ozdemir ASAF
· P.J . JOUVE
· Pablo NERUDA
· Paul ELUARD
· Paul VALERY
· Paul VERLAINE
· Philippe SOUPAULT
· Pierre de RONSARD
· Pir Sultan ABDAL
· Pınar POTUK
· Rafael A. MARTINEZ
· Rainer Maria RILKE
· Rene CHAR
· Resim ve Fotoğraf
· Reşat N. GÜNTEKİN
· Robert DESNOS
· Röportaj
· Said NURSİ
· Sait ÇAMLICA
· Salah BİRSEL
· Salvatore QUASIMODO
· Samed VURGUN
· Sanat
· Selahaddin HİLAV
· Selim İLERİ
· Seyh EDEBALİ
· Seyh Sad-i ŞİRAZİ
· Seyh ŞAMİL
· Sezai KARAKOÇ
· Sfenks
· Sfenks Haber
· Sfenks Komplo
· Sigmund FREUD
· Sinema
· SKL Hareketi
· Sokrates
· Soner YALÇIN
· Stephane MALLARME
· Sır'lı Ayna
· Tünay Süer
· T. S. ELIOT
· Tamara
· Teneke
· Ters Köşe
· Theophile GAUTIER
· Tiyatro
· Tristan TZARA
· Turgut UYAR
· Turkadin
· Uğurtan AKGÜL
· Victor Hugo
· Vladimir MAYAKOVSKI
· William SHAKESPEARE
· World Culture
· Yahya Kemal Beyatlı
· Yannis RITSOS
· Yaşar KEMAL
· Ümit Yaşar OĞUZCAN
· Yorgo SEFERIS
· İpek ONGUN
· İskender PALA
· İsmet ÖZEL
· İtalo Calvino
· Yunus EMRE
· Yusuf Ziya ORTAÇ
· Yılmaz ERDOĞAN
· Zeki MÜREN
· Ömer ÇELİK

      Sanat'a sahip ol !
© Sfenks.net 2007 her hakki saklidir. SiteMap
Sitedeki yazılar 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
Yazar ve Şairlerinden izin alınmadan, eserler, hiç bir ortamda kullanılamaz.
Yazilarin her türlü hukuki sorumlulugu yazi sahibine aittir