H.P.Lovecraft - Yabancı  Kumarbaz Argümanı ve Eleştirisi  Bizim Referandum!  Mavi Gözlü Dev  Sezen Aksu - Tükeneceğiz (Video)  Amin Maalouf - Afrikalı Leo  Judith Butler - Toplumsal Cinayet D...  İsrail kaşınmaya devam ediyor!  Gabriel G. Marquez - Beşyüz Günlük ...  Friedrich HÖLDERLİN - Ruh Huzuru 
 
 Che GUEVARA: İki, Üç Daha Fazla Vietnam

Son dünya savaşının bitimi üzerinden yirmibir yıl geçti; çeşitli yayınlar her dilde Japon yenilgisiyle simgelenen bu olayı kutlamaktalar. Farklı kamplara bölünmüş dünya üzerinde görüntüsel bir iyimserlik havası hüküm sürmekte.

Dünya savaşı olmaksızın yirmibir yıl -bu, aşırı cepheleşmeler, şiddetli çatışmalar ve ani değişimler süresinde çok önemli gibi görünmektedir. Ancak uğrunda savaşmaya hepimizin hazır olduğu bu barışın pratik sonuçlarını (sefalet, dünyanın büyük bölümlerinin aşağılanması ve gittikçe artan sömürü) tahlile girişmeden, bu barışın gerçek barış olup olmadığı sorusuyla karşılaşıyoruz.

Bu notların amacı Japonya’nın teslim olmasından beri birbirini izleyen çeşitli yerel çatışmaların ayrıntılı bir sergilenmesi değildir; görevimiz bu görüntüsel barış yıllarında yapılan sayısız ve giderek artan iç savaşların bilançosunu çıkartmak da değildir. Bu gereksiz iyimserliğe karşı, Kore ve Vietnam savaşlarını örnek vermekle yetineceğiz...


İlk olayda, ülkenin kuzey bölümü vahşi savaş yıllarından sonra kendini bomba çukurlarıyla kaplı, fabrikasız, okulsuz ve hastahanesiz, on milyon nüfusu barındıracak herhangi bir sığınaktan yoksun, modern savaş olayını tanıyan korkunç bir harabeye dönüşmüş buldu.

Birleşmiş Milletler’in itibarsız bayrağı altında, Birleşmiş Milletler’in askeri yönetimi altında bir düzine ülke, ABD askerlerinin büyük ölçüde katılımıyla bu savaşa girmişler ve Güney Kore halkının topların hedefi olarak kullanılmasında görev almışlardır. Diğer taraftan, Kore ordusu ve halkı ve Çin Halk Cumhuriyeti gönüllüleri, Sovyet askeri aygıtının ikmal ve desteğiyle donatılmıştı. ABD, termonükleer silahlar dışında, sınırlı ölçüde bakteriyolojik ve kimyasal silahlar da dahil, tüm imha silahlarını denemiştir.

Çatışmaların Odak Noktası: Vietnam

Vietnam’da, bu ülkenin yurtsever güçleri üç emperyalist güce karşı kesintisiz bir savaş yürütmüştür: Hiroşima ve Nagazaki’nin bombalanmasıyla ortaya çıkan yıkım altındaki Japonya; Çinhindi sömürgelerini bu yenilgiye uğramış Japonya’dan geri alan ve zor zamanlarında verdiği sözleri tutmayan Fransa; ve mücadelenin bu son aşamasında Birleşik Devletler.

Bütün kıtalarda sınırlı çatışmalar vardı; oysa Amerika kıtasında, Küba Devrimi alarm işaretleriyle bu bölgenin önemi üzerine dikkati çekinceye kadar, uzun süre yalnızca başlangıç halindeki kurtuluş mücadeleleri ve askeri darbeler vardı. Küba Devrimi emperyalistleri öfkelendirdi ve sonunda, önce Domuzlar Körfezi’nde ve sonra Ekim Krizi’nde kıyılarını savunmak zorunda kaldı.

Bu son durumda, Küba sorunu yüzünden ABD ile Sovyetler arasında bir çatışma çıksaydı, sonuçları tahmin edilemeyecek bir savaşa neden olabilirdi.

Ama bugün tüm çatışmaların odak noktası Çinhindinde ve buranın sınır bölgelerinde bulunmaktadır. Laos ve Vietnam ABD’nin tüm gücüyle içine girdiği bir iç savaşla sarsılmaktadır. Öyle ki tüm bölge patlamaya hazır bir bomba gibidir. Vietnam’daki çatışma çok keskin bir özellik kazandı. Ülkenin güneyindeki çarpışmalar tedrici olarak her tarafı kapsayan bir yoğunluk kazandı. Bugün ABD ordusu, tüm savaş gücünü yitiren ve sayıca azalan kukla ordunun yerine yarım milyonu aşan istilacı bir gücünü sürekli artırmaktadır.

Geçen iki yıl boyunca ABD, Vietnam Demokratik Cumhuriyeti’ni sistemli bir biçimde bombalamaya başladı ve ülkenin Kuzey kesimindeki her türlü uygarlık izini yoketmeyi amacıyla ABD hava kuvvetleri tarafından büyük bir saldırı başlatıldı. Bu ünlü “tırmanma”nın son perdesiydi.

Yankee dünyasının maddi özlemleri, Vietnam uçaksavar birliklerinin bitip tükenmez savunmalarını, düşürdükleri sayısız uçağı (aşağı yukarı 1700) ve sosyalist ülkelerin savaş yardımlarını saymazsak, büyük ölçüde gerçekleşmiş bulunuyor.

Bu Halk Ne Büyük Bir Halktır!

Acı bir gerçek var: Vietnam -tüm dünyanın unutulmuş halklarının umudunu, özlemini temsil eden bir ulus- trajik biçimde yalnızdır. Bu ulus, Güney’de pratik olarak misilleme yapma olanağına sahip olmaksızın ve Kuzey’de az bir savunma olanağıyla ABD teknolojisinin kudurmuş saldırılarına katlanmak zorundadır - ama her zaman yalnızdır.

Bugün dünyanın tüm ilerici güçlerinin Vietnam halkıyla dayanışması, Roma arenalarındaki gladyatörleri alkışlayan pleblerin acı ironisine benzemektedir. Sorun, saldırının kurbanına başarı dilemek değil, onun kaderini paylaşmaktır; kişi, zaferde ya da ölümde onunla olmalıdır. Vietnam halkının yalnızlığını tahlil ederken, insanlığın bu mantık dışı anında zangır zangır titriyoruz.

ABD emperyalizmi saldırganlıktan suçludur; cinayetleri akıl almazdır ve tüm dünyaya yayılmıştır. Baylar, bunu hepimiz biliyoruz! Vietnam’ı sosyalist dünyanın yenilmez bir parçası durumuna getirmek için belki dünya çapında bir savaş tehlikesinin göze alınabileceği, ama Kuzey Amerika emperyalistlerinin de bir karara zorlanacağı hüküm anında tereddüt edenler de suçludur. Sosyalist kampın iki büyük gücünün temsilcileri tarafından bir süreden beri devam ettirilen bir sövme ve çelmeleme savaşını sürdürenler de suçludur.

Onurlu bir yanıt bulmak için kendi kendimize sormalıyız: Vietnam tecrit edilmiş midir, edilmemiş midir? Bu kavgalı iki güç arasındaki tehlikeli denge durumu korunmalı mıdır? Ve bu halk ne büyük bir halktır! Bu ne cesarettir, bu ne metanettir! Bu mücadele dünya için ne dersler içermektedir!

Başkan Johnson’un patlamaya hazır bir güç olarak hergün büyüyen keskin sınıf çelişkilerini törpülemek için gerekli bazı reformları ciddi olarak düşünüp düşünmediğini daha uzun bir süre bilemeyeceğiz. Gerçek şudur ki, şatafatlı “Büyük Toplum” adı altında ilan edilen gelişmeler Vietnam kanalizasyonunda boğulmuştur.

Ne Pahasına Olursa Olsun Kurtuluşumuzu Kendi Kendimize Sağlayacağız

En büyük emperyalist güç, yoksul ve azgelişmiş bir ülkenin kendi bağırsaklarında yarattığı kanamayı hissediyor; onun efsanevi ekonomisi savaşın yükünü hissediyor. Artık, kendi tekelleri için, cinayetler kolay bir iş olanağı olmaktan çıkıyor. Hiçbir zaman yeterli sayıda bile olmayan savunma silahları, Vietnam’ın bu olağanüstü askerlerinin, ülke ve toplum sevgisi ve eşsiz cesaretleri dışında sahip oldukları herşeydir. Ama emperyalizm Vietnam’da inatla çırpınmakta, bir çare bulamamakta ve endişeyle onu bu tehlikeli durumdan kurtaracak birini aramaktadır. Bundan başka Kuzey’in ortaya koyduğu “Dört Nokta” ve Güney’in “Beş Nokta”sı emperyalizmi çatışmayı daha fazla sürdürmek zorunda bırakarak köşeye sıkıştırmaktadır.

Herşey, yalnızca dünya çapında savaş çıkmadığı için barış adı verilen bu kararsız barış durumunun, ABD’nin kabul edilmesi olanaksız ve değiştirilemez adımlarıyla yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir.

Ve biz, dünyanın sömürülen halkları, ne rol oynayacağız? Üç kıtanın halkları Vietnam’a dikkatlerini yöneltiyorlar ve onun verdiği dersleri öğreniyorlar. İnsanlığın, emperyalistlerin savaş tehdidiyle yaptıkları şantaja yanıtı savaştan korkmamaktır. Halkın genel taktiği, çatışmanın olduğu her yerde bu çatışmanın içinde yer almak, sürekli ve kararlılıkla düşmana saldırmak olmalıdır.

Bu zayıf barışın ırzına geçildiği yerlerde bizim görevimiz nedir? Ne pahasına olursa olsun kurtuluşumuzu kendi kendimize sağlamaktır.

Bu dünya panaroması çok karmaşıktır. Kurtuluş mücadelesi, kapitalizmin çelişkilerinin yeterince geliştiği ama emperyalizmi izlemeyen ya da emperyalist yola başlayamayacak kadar görece zayıf olan eski Avrupa’nın bazı ülkelerinde henüz başlamamıştır. Onların çelişkileri yakın bir gelecekte patlama noktasına ulaşacaktır ama onların sorunları ve bunun sonucu olarak onların çözümleri, bağımlı ve ekonomik olarak azgelişmiş ülkelerin sorunlarından ve çözümlerinden farklıdır.

Emperyalist sömürünün temel alanı azgelişmiş üç kıtadır: Amerika, Asya ve Afrika. Her ülke kendi ayırıcı özelliklerine sahiptir ama bir bütün olarak her kıta belirli bir bütünlük gösterir.


Che Guevera

 

Haberi ... Bookmark Ağına Ekle.

BlinkList del.icio.us FaceBook Folkd Furl Google Linkarena Mister Wong oneview Webnews Yahoo MyWeb YiGG
0
Yorum var
Haber Tarihi       :  28.01.2010 Saat: 23:01
Haber Kategori  :  Che GUEVARA
Haber Editörü    :  roy
Haber Okunma :  1337
Bilgi :  Haber hakkında yorum yapmak için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız.
Che GUEVARA kategorisine ait son 10 yazı.

      Kültürel Üyelik
      Sfenks Konular
RAHATSIZ YAZILAR
Kahve Molası
İntihar Notları
Aşk Böceği
Tüm Yazarlar »»»
      Sfenks Evraklar
      Kültür Menü
Toplam Üye: 1493
Aktif Üye: 30
Aktif Ziyaretçi: 128
Üye Adı
Şifre
          Yeni Üye KayıtYeni Üye Kayıt
          Şifremi UnuttumŞifremi Unuttum
      Sürgündeki Notlar
· Adalet AĞAOĞLU
· Adolf HİTLER
· Ahmet ALTAN
· Ahmet ARİF
· Ahmet Hakan COŞKUN
· Ahmet KAYA
· Alain BOSQUET
· Alan Durning
· Alan Lightman
· Aleksandr S. Puşkin
· Alfred de MUSSET
· Alfred de VIGNY
· Ali BAYRAMOĞLU
· Ali Erdem ÖLMEZ
· Ali Şeriati
· Alparslan TÜRKEŞ
· Anna KARAVAEVA
· Antonin ARTAUD
· Arthur RIMBAUD
· Ataol BEHRAMOĞLU
· Atatürk
· Atlantis
· Attila JÒZSEF
· Attila İLHAN
· Ayşe Büşra Erkeç
· Aziz NESİN
· Aztekler
· Aşık VEYSEL
· Baki Özgür TUĞAY
· Benno BARNARD
· Bertolt BRECHT
· Bertrand RUSSELL
· Bob Dylan
· Boris PASTERNAK
· Bülent ECEVİT
· Bülent Parlak
· Cahit Sıtkı TARANCI
· Can DÜNDAR
· Can YÜCEL
· Celil MEMMEDGULUZADE
· Cem KARACA
· Cemal SÜREYA
· Cemil MERİÇ
· Cesare PAVESE
· Charles BAUDELAIRE
· Che GUEVARA
· Chuck Palahniuk
· Constantinos KAVAFIS
· Dans
· Demet BULDU
· Deniz Gezmiş
· Dücane CÜNDİOĞLU
· Edebi Biyografi
· Edebiyat
· Edgar ALLAN POE
· Edip Cansever
· Eflatun
· Emel İrtem
· Emre KONGAR
· Erdal ÖZ
· Erzurumlu EMRAH
· Eski Mısır
· Ezra POUND
· Fakir BAYKURT
· Faruk Nafiz Çamlıbel
· Fazıl Hüsnü Dağlarca
· Federico G. Lorca
· Fethullah GÜLEN
· Franz Kafka
· Friedrich Nietzsche
· Fyodor Dostoyevski
· G.Garcia Marquez
· George Orwell
· Gerard de NERVAL
· Gez Gör Keşfet
· Goethe
· Guillaume APOLLINAIR
· Gülay GÖKTÜRK
· Gökhan Özcan
· Halit Fahri OZANSOY
· Hasan Karahan Sönmez
· Haşmet BABAOĞLU
· Hekimoğlu İSMAİL
· Hüseyin Avni GEZGİN
· Hüseyin HATEMİ
· Isaac ASIMOV
· Jacques PREVERT
· Jean-Jacques ROUSSEA
· John MASEFIELD
· John STEINBECH
· Josef STALİN
· JoseMaria de HEREDİA
· Kara Mizah
· Karakalem
· Karl MARX
· Kenan KALECİKLİ
· Kitap Tahlili
· Kizu TOYOTARA
· Konfücyüs
· Lanetli Sınıf
· Langston HUGHES
· Lenin
· Leonard Cohen
· Leslie Morgan COLLIN
· Levni
· Louis ARAGON
· Mahatma GANDHİ
· Maya Uygarlığı
· Mehmet Akif Ersoy
· Mehmet BARLAS
· Mehmet PEKKÜÇÜKŞEN
· Mehmet Şener
· Mevlana
· Mikhail ISSAKOVSKI
· Murathan MUNGAN
· Nazım HİKMET
· Necip F.KISAKÜREK
· Necmettin ERBAKAN
· Nedim
· Nevzat TARHAN
· Neyzen TEYFİK
· Nihat GENÇ
· Nikolaevich TOLSTOY
· Nostalji Türk
· Nostalji Yabancı
· Nuri PAKDİL
· Nurullah GENÇ
· Olcay BEKİROĞLU
· Omer HAYYAM
· Opera ve Bale
· Orhan KEMAL
· Orhan PAMUK
· Orhan Veli KANIK
· Oruç ARUOBA
· Ozdemir ASAF
· P.J . JOUVE
· Pablo NERUDA
· Paul ELUARD
· Paul VALERY
· Paul VERLAINE
· Philippe SOUPAULT
· Pierre de RONSARD
· Pir Sultan ABDAL
· Pınar POTUK
· Rafael A. MARTINEZ
· Rainer Maria RILKE
· Rene CHAR
· Resim ve Fotoğraf
· Reşat N. GÜNTEKİN
· Robert DESNOS
· Röportaj
· Said NURSİ
· Sait ÇAMLICA
· Salah BİRSEL
· Salvatore QUASIMODO
· Samed VURGUN
· Sanat
· Selahaddin HİLAV
· Selim İLERİ
· Seyh EDEBALİ
· Seyh Sad-i ŞİRAZİ
· Seyh ŞAMİL
· Sezai KARAKOÇ
· Sfenks
· Sfenks Haber
· Sfenks Komplo
· Sigmund FREUD
· Sinema
· SKL Hareketi
· Sokrates
· Soner YALÇIN
· Stephane MALLARME
· Sır'lı Ayna
· Tünay Süer
· T. S. ELIOT
· Tamara
· Teneke
· Ters Köşe
· Theophile GAUTIER
· Tiyatro
· Tristan TZARA
· Turgut UYAR
· Turkadin
· Uğurtan AKGÜL
· Victor Hugo
· Vladimir MAYAKOVSKI
· William SHAKESPEARE
· World Culture
· Yahya Kemal Beyatlı
· Yannis RITSOS
· Yaşar KEMAL
· Ümit Yaşar OĞUZCAN
· Yorgo SEFERIS
· İpek ONGUN
· İskender PALA
· İsmet ÖZEL
· İtalo Calvino
· Yunus EMRE
· Yusuf Ziya ORTAÇ
· Yılmaz ERDOĞAN
· Zeki MÜREN
· Ömer ÇELİK

      Sanat'a sahip ol !
© Sfenks.net 2007 her hakki saklidir. SiteMap
Sitedeki yazılar 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
Yazar ve Şairlerinden izin alınmadan, eserler, hiç bir ortamda kullanılamaz.
Yazilarin her türlü hukuki sorumlulugu yazi sahibine aittir