Bayram Şekeri: Sam Brown - Stop (Vi...  91 Sanatçı - Gündüz Gece (Video)  Bülent Parlak - Yugoslav  H.P.Lovecraft - Yabancı  Kumarbaz Argümanı ve Eleştirisi  Bizim Referandum!  Mavi Gözlü Dev  Sezen Aksu - Tükeneceğiz (Video)  Amin Maalouf - Afrikalı Leo  Judith Butler - Toplumsal Cinayet D... 
 
 Fethullah GÜLEN: Gençlik âdeta bir hezeyan topluluğu oldu

“ve işte şimdi, binbir ümit ve sevinç içinde, asırlık bekleyişin tulûu saydığımız, bu son dirilişi, son karakolun varlık ve bekâsına alâmet sayıyor; ümidimizin tükendiği yerde, hızır gibi imdadımıza yetişen mehmetçiğe, istihâlelerin son kertesine varabilmesi dileğimizi arz ediyoruz”

Karakol, sükûnetin, huzurun ve emniyetin remzidir. Ondaki düzen, huzur ve orada gözlerin uyanık oluşu, umumî emniyet ve muvâzenenin en büyük teminâtıdır. Ondaki kargaşa ve bunalımlar ise, arkasındaki topluluklar için en büyük felâkettir.

Anadolu, yıllar yılı kendine bağlı dünyalara karakolluk vazifesini gördü. Geçmiş asırlarda dünya emniyet ve muvâzenesinde, en şerefli vazifenin ona ait olduğunda hiç şüphe yoktur.

Sonra, sırasıyla, onun livâları, sancakları birer birer kopup gitti. Fakat o, bütün rasânetiyle mevcudiyetini muhafaza etti ve yerinde kalabildi. Değişen bayraklar, yırtılan sancaklar yanında, asâlet ve özünü koruma sadece ona müyesser oldu.

Evet, bütün bir geçmişiyle, ellibin defa, temiz bünyesine mikroplar saçıldı. Ve gülendam kâmeti yüzlerce defa ırgalandı; ama o, hiçbir zaman tamamiyle yerinden sökülemedi ve mağlup edilemedi.

Haçlı zihniyetinin hortlatılmasından, cizvit papazlarının zehirleyici ve öldürücü gayretlerine kadar, bu karakolu yıkma ve karakol erkânını uyutma adına ne kadar oyun varsa hepsi denendi; ama, hasımlarımız hesabına beklenen netice kat'iyyen elde edilemedi. Düşman cefâdan usanmıyor; karakol da 'bu can bu uğurda' deyip dayanıyordu...

Bu mücadeleler karşısında onun sarsılmadığını iddia edemeyiz. Bu ulu ağaç birkaç defa hazan gördü ve kurtlanan koca gövdesi birkaç defa kabuğunu yeniledi; fakat, hiçbir zaman devrilmedi. Semâsının kararıp, bağrına üst üste hançerlerin saplandığı günlerde dahi, millî ruh kadranında, kendine ait zaman anlayışı ve onu gösteren rakamlar daima duru ve seçkin olarak okunabildi...

Bu efsânevî ruh, asırlarca, bünyesini tahrip etmek isteyen binbir paradoks karşısında, yerinden oynamamış ve hep Malazgirt'teki, Kosova'daki ve Çanakkale'deki aşılmazlığıyla kendini korumuştu. Onun bu heybetli görünümü -az dahi olsa- ruhuna cemre düştüğü ve köküne yabancı bir kurdun, bir 'dabbetü'l-arz'ın musallat olduğu kadar da devam etmişti. O günden sonra ise, artık o, içten içe yanan ve kömürleşen bir ulu çınar haliyle, kendini yenileyemiyor ve dirilemiyordu. Yaşlanmıştı. Vefasız dostları, amansız hasımları vardı.

'Dost bî-pervâ, felek bî-rahm, devran bî-sükûn;

Dert çok, hemdert yok, düşman kavi, tali' zebûn' (Fuzulî)

Tam bu binbir kâbusun kol gezdiği dönemde idi ki; ortalığı bütün şiddetiyle beşinci kol faaliyetleri kapladı. Erotik düşünceye masumiyet hil'ati giydirildi. Şehvet, en merğub bir meta haline getirildi ve gençlik âdeta bir hezeyan topluluğu oldu. Artık kendi ruh köküne bağlı olanlar 'dogmatist' ve 'formalist' diye damgalanıyor; millet ve vatanını sevmek ayıp sayılıyordu. Bir 'Şirzime-i kalil' her Allah'ın günü, çalakalem, millî ruhu ibtizal edici yazılar yazıyor, milleti kendinden kaçar ve kendine yabancı hâle getiriyordu.

Bu olup bitenler karşısında, temiz Anadolu halkı, ya kendine has sabır ve tahammül içinde beklemede veya hüsn ü niyetin verdiği duru anlayışla, bütün bu acâiblikleri 'bir suskunluk içinde' karşılamaktaydı.

Birer ruh sefâleti ve aşağılık duygusu timsali sayılan zavallı 'entelijansiya' mızın durumu ise, bütün bütün yürekler acısıydı. Ona göre şahsiyet gamzeden öze ait her nağme ordubozanlık; müstağriblik hesabına söylenen her türkü, Türk'e yücelik kazandıran bir madalyaydı!

Bu türlü kendinden kaçışlar ve haricî asimilasyonlarla iç değişiklikler, endişe verici buudlara ulaşmıştı. Ve artık, millet teknesi, sağa-sola yalpa yapan bir vapur gibi, batması, her an mukadder görünüyordu. Dillerde binbir yabancı türkü, dudaklarda binbir öldürücü şarap.. kimi erotizimle sarhoş; kimi libido ile, kimi eksistansiyalizmden medet umuyor; kimi hezeyan felsefesine dilbeste, durmadan mihrap değiştiriyor ve ma'buddan ma'buda (!) koşuyordu. İşte tam bu esnada, yabancı bir kısım eller, 'hipnoz' görmüş bu ruhları metrolara bindirip harıl harıl kendi dünyalarına taşımaya başladılar. Cinnet nöbetleri içinde bütün bir nesil, Hasan Sabbah'ın yalancı cennetlerine benzeyen bu cennetlere davet ediliyordu.!

Dün bir şaşkınlık içinde 'Mehlika Sultan'a aşık' toy delikanlılar yerinde, bugün eli kan, üstü kan, bağrı kan ve ne yaptığını çok iyi bilen kanlıdeli bir nesil vardı. Artık dıştaki kargaşa ve hercümerce başka sebep aramaya gerek var mı? Tatmin edilememiş, doyurulamamış ve hatta terk edilmiş bir neslin, çeşitli kamplara ayrılması ve birbirini kıran kırana öldürmesi gayet normal değil mi...? Bugüne kadar onun iç inkırazını sezebildik mi? Onu soysuzlaştıran sebeplere inebildik mi? Halbuki, ona canavarlık öğreten tiranlar karşısında, siyanet meleği gibi onun yanında olmalı değil miydik? Heyhat..! Binbir vahşet senaryosunun sahnelendirilmesi karşısında, sessiz ve infialsiz kaldık...

Evet.. bütün bir millet olarak arenalardaki kavgayı seyreder gibi, bu kanlı boğuşmadan hiç mi hiç bir şey anlamadık.

Sahnenin bu rengârenk aldatıcılığı, ortalığı inleten valsin korkunç uyutuculuğu ve kostümün gözbağlayıcılığı karşısında, oynanan oyunun gerçek yüz ve vahşetini ilk sezen, son karakolun kahraman bekçileri oldu. Bu sezme, ümit dünyamızda yeniden kendimize gelmemizi ve kendi kendimizi idrak etmemizi te'min etti. Aslında buna bir sezme demek de uygun değildir. Bu, düşmanı kıskıvrak yakalama ve bir zaferdir. İçtimâî bünyenin, haricî bir kısım erâciften temizlenme, arındırılma ve aslına ircâ zaferi. Bu zafer, kendinden ümit edilenleri getirdiği takdirde, Türk'ün zaferler hanesinde en muallâ yeri işgal edecektir. Böyle bir ilk tefahhüs ve sezişe, başka bir yazımızda selam durulmuş ve gaziler ocağının yiğit eri mehmetçiğe teşekkürler sunulmuştu.

Ne var ki, yıllardan beri, binbir saldırı ile rahnedar olmuş bir bünye, böyle hemen bir mualece ile iyi edilemeyeceği de muhakkaktı. Daha köklü ve daha gönülden bir hareket gerekliydi ki, millî bünyeyi kemiren yıllanmış seretanlar bertaraf edilebilsin...

Ve işte şimdi, binbir ümit ve sevinç içinde, asırlık bekleyişin tulûu saydığımız, bu son dirilişi, son karakolun varlık ve bekâsına alâmet sayıyor; ümidimizin tükendiği yerde, Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe, istihâlelerin son kertesine varabilmesi dileğimizi arz ediyoruz.

Sızıntı, Ekim 1980, Cilt 2, Sayı 21

 

Haberi ... Bookmark Ağına Ekle.

BlinkList del.icio.us FaceBook Folkd Furl Google Linkarena Mister Wong oneview Webnews Yahoo MyWeb YiGG
2
Yorum var
Haber Tarihi       :  24.02.2010 Saat: 21:28
Haber Kategori  :  Fethullah GÜLEN
Haber Editörü    :  roy
Haber Okunma :  2829
NOT :  Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

YORUMLAR

YNT: Gençlik âdeta bir hezeyan topluluğu oldu
Kimden edit 26.02.2010 Saat: 10:13
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Ya da "Ayık'tıran Fikirler" di mi. Bakış açısına göre değişebilir. :)


YNT: Gençlik âdeta bir hezeyan topluluğu oldu
Kimden TaratoR 25.02.2010 Saat: 23:37
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) http://tarator.tripod.com/
İyi de burdaki aykırılığı çözemedim ben. Hani aykırı fikirler bölümünde yayınlanmış ya yazı. Ne bakımdan aykırı?


Tüm Yorumlar için Tıklayın
Fethullah GÜLEN kategorisine ait son 10 yazı.

      Kültürel Üyelik
      Sfenks Konular
RAHATSIZ YAZILAR
Kahve Molası
İntihar Notları
Aşk Böceği
Tüm Yazarlar »»»
      Sfenks Evraklar
      Kültür Menü
Toplam Üye: 1493
Aktif Üye: 28
Aktif Ziyaretçi: 134
Üye Adı
Şifre
          Yeni Üye KayıtYeni Üye Kayıt
          Şifremi UnuttumŞifremi Unuttum
      Sürgündeki Notlar
· Adalet AĞAOĞLU
· Adolf HİTLER
· Ahmet ALTAN
· Ahmet ARİF
· Ahmet Hakan COŞKUN
· Ahmet KAYA
· Alain BOSQUET
· Alan Durning
· Alan Lightman
· Aleksandr S. Puşkin
· Alfred de MUSSET
· Alfred de VIGNY
· Ali BAYRAMOĞLU
· Ali Erdem ÖLMEZ
· Ali Şeriati
· Alparslan TÜRKEŞ
· Anna KARAVAEVA
· Antonin ARTAUD
· Arthur RIMBAUD
· Ataol BEHRAMOĞLU
· Atatürk
· Atlantis
· Attila JÒZSEF
· Attila İLHAN
· Ayşe Büşra Erkeç
· Aziz NESİN
· Aztekler
· Aşık VEYSEL
· Baki Özgür TUĞAY
· Benno BARNARD
· Bertolt BRECHT
· Bertrand RUSSELL
· Bob Dylan
· Boris PASTERNAK
· Bülent ECEVİT
· Bülent Parlak
· Cahit Sıtkı TARANCI
· Can DÜNDAR
· Can YÜCEL
· Celil MEMMEDGULUZADE
· Cem KARACA
· Cemal SÜREYA
· Cemil MERİÇ
· Cesare PAVESE
· Charles BAUDELAIRE
· Che GUEVARA
· Chuck Palahniuk
· Constantinos KAVAFIS
· Dans
· Demet BULDU
· Deniz Gezmiş
· Dücane CÜNDİOĞLU
· Edebi Biyografi
· Edebiyat
· Edgar ALLAN POE
· Edip Cansever
· Eflatun
· Emel İrtem
· Emre KONGAR
· Erdal ÖZ
· Erzurumlu EMRAH
· Eski Mısır
· Ezra POUND
· Fakir BAYKURT
· Faruk Nafiz Çamlıbel
· Fazıl Hüsnü Dağlarca
· Federico G. Lorca
· Fethullah GÜLEN
· Franz Kafka
· Friedrich Nietzsche
· Fyodor Dostoyevski
· G.Garcia Marquez
· George Orwell
· Gerard de NERVAL
· Gez Gör Keşfet
· Goethe
· Guillaume APOLLINAIR
· Gülay GÖKTÜRK
· Gökhan Özcan
· Halit Fahri OZANSOY
· Hasan Karahan Sönmez
· Haşmet BABAOĞLU
· Hekimoğlu İSMAİL
· Hüseyin Avni GEZGİN
· Hüseyin HATEMİ
· Isaac ASIMOV
· Jacques PREVERT
· Jean-Jacques ROUSSEA
· John MASEFIELD
· John STEINBECH
· Josef STALİN
· JoseMaria de HEREDİA
· Kara Mizah
· Karakalem
· Karl MARX
· Kenan KALECİKLİ
· Kitap Tahlili
· Kizu TOYOTARA
· Konfücyüs
· Lanetli Sınıf
· Langston HUGHES
· Lenin
· Leonard Cohen
· Leslie Morgan COLLIN
· Levni
· Louis ARAGON
· Mahatma GANDHİ
· Maya Uygarlığı
· Mehmet Akif Ersoy
· Mehmet BARLAS
· Mehmet PEKKÜÇÜKŞEN
· Mehmet Şener
· Mevlana
· Mikhail ISSAKOVSKI
· Murathan MUNGAN
· Nazım HİKMET
· Necip F.KISAKÜREK
· Necmettin ERBAKAN
· Nedim
· Nevzat TARHAN
· Neyzen TEYFİK
· Nihat GENÇ
· Nikolaevich TOLSTOY
· Nostalji Türk
· Nostalji Yabancı
· Nuri PAKDİL
· Nurullah GENÇ
· Olcay BEKİROĞLU
· Omer HAYYAM
· Opera ve Bale
· Orhan KEMAL
· Orhan PAMUK
· Orhan Veli KANIK
· Oruç ARUOBA
· Ozdemir ASAF
· P.J . JOUVE
· Pablo NERUDA
· Paul ELUARD
· Paul VALERY
· Paul VERLAINE
· Philippe SOUPAULT
· Pierre de RONSARD
· Pir Sultan ABDAL
· Pınar POTUK
· Rafael A. MARTINEZ
· Rainer Maria RILKE
· Rene CHAR
· Resim ve Fotoğraf
· Reşat N. GÜNTEKİN
· Robert DESNOS
· Röportaj
· Said NURSİ
· Sait ÇAMLICA
· Salah BİRSEL
· Salvatore QUASIMODO
· Samed VURGUN
· Sanat
· Selahaddin HİLAV
· Selim İLERİ
· Seyh EDEBALİ
· Seyh Sad-i ŞİRAZİ
· Seyh ŞAMİL
· Sezai KARAKOÇ
· Sfenks
· Sfenks Haber
· Sfenks Komplo
· Sigmund FREUD
· Sinema
· SKL Hareketi
· Sokrates
· Soner YALÇIN
· Stephane MALLARME
· Sır'lı Ayna
· Tünay Süer
· T. S. ELIOT
· Tamara
· Teneke
· Ters Köşe
· Theophile GAUTIER
· Tiyatro
· Tristan TZARA
· Turgut UYAR
· Turkadin
· Uğurtan AKGÜL
· Victor Hugo
· Vladimir MAYAKOVSKI
· William SHAKESPEARE
· World Culture
· Yahya Kemal Beyatlı
· Yannis RITSOS
· Yaşar KEMAL
· Ümit Yaşar OĞUZCAN
· Yorgo SEFERIS
· İpek ONGUN
· İskender PALA
· İsmet ÖZEL
· İtalo Calvino
· Yunus EMRE
· Yusuf Ziya ORTAÇ
· Yılmaz ERDOĞAN
· Zeki MÜREN
· Ömer ÇELİK

      Sanat'a sahip ol !
© Sfenks.net 2007 her hakki saklidir. SiteMap
Sitedeki yazılar 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.
Yazar ve Şairlerinden izin alınmadan, eserler, hiç bir ortamda kullanılamaz.
Yazilarin her türlü hukuki sorumlulugu yazi sahibine aittir